Aile Hekimliği mi?

Tarih : 09 Eylül 2019

Dr. Gül Bakır
ATO Yönetim Kurulu Üyesi

Aile hekimliği, sağlık sisteminde ilk başvuru noktasıdır. Koruyucu ve tedavi edici hekimliği birleştiren, bireyi psikolojik, fiziksel ve sosyal özellikleri bir bütün olarak ele alan, toplumsal ve aile ilişkileri içinde değerlendiren bir disiplindir. 2. basamağa giden köprüdür.

2003 yılından itibaren’’Sağlıkta Dönüşüm’’ adı altındaki reform süreci (!)  ile Türkiye’ de ön çalışmaları başlayan aile hekimliği sistemi 2005 yılında pilot uygulama ile Düzce’de başlatıldı. Ankara’da ise uygulama 2009 yılında hayata geçirildi.  

Aile Hekimliği Sistemi ile hastaların büyük çoğunluğunun sorunlarının birinci basamakta çözülebilmesi, hastanelerdeki gereksiz yığılmaları azaltacak, tedavi hizmetlerinin kalite artışı sağlanacak, hem de sağlık harcamalarındaki israf azaltılacaktı. Yani çıkış noktası eminiz ki iyi niyetli idi.

Aile hekiminden neler bekleniyor

Ülkemizde her aile hekimine 3500 civarında hasta düşmektedir. Acaba bu yukarıda yazılanları sağlaması için bir aile hekiminin neler yapması gereklidir?

1-) Kronik hastalıkların (tansiyon, diyabet vs.) takibi, danışmanlık hizmeti
2-) Gebe ve bebek izlemleri, annelere emzirme eğitimi, bebeklere demir ve D vitamini, gebelere D3 ve demir verilmesi
3-) Sağlam çocuk takibi
4-) Bebek, çocuk ve gebelerin aşılanması
5-) Riskli gruplara Hepatit B aşısı yapılması
6-) 15-49 yaş arası kadınların izlenmesi
7-) Hastaların eğitimi
😎 Çocuğun psiko-sosyal gelişimini destekleme, anaokulundan lise sona kadar okul çocuklarının izlem ve takibi
9-) Aile planlaması danışmanlığı ve yönetimi 
10-) Yatalak hasta ziyaretleri 
11-) Küçük cerrahi girişimler (sütür, apse boşaltma vs)
12-) Pansuman, kan alınması, tahlillerin laboratuvara gönderilmesi ve sonuçların getirilmesi sürecinin takibi ve sonuçların değerlendirilmesi   
13-) Rahim ağzı kanseri taraması için 30 yaş üzeri kadınlardan smear almak 
14-) 40 yaş üzeri nüfusta bağırsak kanseri taraması için gaitada gizli kan testleri yapmak 
15-) Enjeksiyon, rehabilitasyon, hasta sevk ve sonuçlarının izlenmesi 
16-) İşe giriş, okula başlama, sürücü, spor yapabilir, av ruhsatı, evlilik, askerlik muayenesi gibi onlarca rapor hazırlamak 
17-) Verem savaş dispanserinin teşhis koyduğu veya takip ettiği hastaların ilaçlarını vermek 
18-) Otizmli çocukların tespiti, takibi ve bildirimini yapmak
19-) Evlenecek kişilerin bulaşıcı hastalıklar ve genetik geçen Akdeniz anemisi tetkiklerinin yapılması ve evlilik danışmanlığı 
20-) Obezite takibi ve 18 yaş üzeri nüfusun kan tetkikleriyle takibi 
21-) Seçimler için yatalak hasta raporları 
22-) Hacdan gelenlerin virüs hastalıkları açısından takibi 
23-) Defin ruhsatı vermek 
24-) Kızamıklı hasta ile temas eden, yanında bulunan kişilerin takibi 
25-) Başka kurum, fakülte, hastanedeki grupların araştırmalarına, anketlerine yardımcı olmak 
26-) Büyükşehirlerde yer ve bina yoksa, ASM kurmak için mekan kiralama, içini düzenleme, nüfus kayıt etme, faaliyete geçirme, elektrik, su, doğalgaz, internet, kira gibi giderlerin harcaması ve takibini yapmak
27-) Sağlık meslek liseleri ve tıp fakültesi öğrencilerinin stajlarını ASM’lerde yapmalarına yardımcı olmak 
28-) Değişik yer ve mekanlarda verilen bakanlık eğitimlerine zorunlu katılmak 
29-) Yanlarında çalışan hizmetli ve ek personelin işverenliğini yapmak 
30-) Muhasebe, SGK ve vergileriyle, ASM’nin tamirat, tadilat, boya, düzenleme işleriyle uğraşmak. 

5 gün, günde 8 saatten haftada 40 saat çalışan hekimin ortalama 3500 nüfusa bu hizmetleri, ne denli sağlıklı verebileceğini takdir edersiniz. Kaldı ki tüm gün poliklinik  hizmeti vermeye zorlanan bir hekimden bekliyoruz bu hizmetleri.

Aile hekimliğine geçiş sürecinde bu uygulamadaki doğabilecek sorunlar meslek odalarınca öngörülmüş, yetkililer defalarca uyarılmıştır.

Peki uygulama nasıl sonuç verdi?

-Statüsü belirsiz hekimler? (Devlet mi, Özel mi?)

-Artmış ve gereksiz taleple, polikliniklere hapsedilen, ekip çalışmasından uzak, reçete ve tetkike zorlanan hekimler,

-Sağlık raporlarını “Bir imza’’ olarak gören anlayışın baskısı, akla gelebilecek her konuda talep edilen sağlık raporları,

-Birinci ve ikinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlar arası koordinasyon yetersizliği

-Performansa dayalı sözleşme ile çalışmaya zorlanan hekimler,

-Kanser taramaları ve kronik hastalık izlemlerine yeterince zaman kalmaması,

-Sınıflamalar ile ayrıştırılan aile hekimlikleri,

-Aşı reddinde ailenin değil aile hekiminin sorumlu tutulması,

-Negatif ve pozitif performans baskısı altında çalışan hekimler.

-Muhasebeciye,tesisatçıya,bilgisayarcıya vs. dönüştürülen hekimler,

-İzin sorunu (Yerinize bakacak hekim yoksa yıllık izin kullanamamak)

-Aşı, izlem,takip için ulaşılamayan hasta nedeniyle performans kesintisi,

-Şiddet,şiddet,şiddet….Ve şikayet hattı Alo 184 baskısı…

-Sıfır nüfuslu aile hekimlikleri sorunu (yeri,adresi,hemşiresi,donanımı olmayan bu yüzden tercih edilmeyen birimler)

-Sözleşme feshi baskısı (İstanbul’da kamu personeli olmayan, açıktan atanan aile hekimi arkadaşlarımızdan bir kısmının hiçbir açıklama yapılmadan güvenlik soruşturması sonucu sözleşmeleri feshedilmiştir. Sabıkaları, soruşturmaları, açılmış davaları olmayan bu arkadaşlarımızın savunmaları dahi alınmamıştır. Bu fesihler haksız ve hukuksuzdur. )

-İdarenin denetim baskısı, denetimde çok anlamsız sebeplerle verilen cezalar

-Hekim değiştirmenin e devlet üzerinden yapılmasının getirdiği sorunlar,

-Aile hekimliğinin personel çalıştıran,vergi ödeyen bir şirkete dönüştürülmesi,

Çözüm önerileri

Çözüm Önerileri ki;bu önerilerin çoğu ve daha fazlası her sözleşme döneminde Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu tarafından Sağlık Bakanlığına sunulmaktadır.

-Aile Hekimliği performansa dayalı olmamalı, kamu hizmeti olmalı. Performans sistemi işin başından beri karşı olduğumuz, iş barışını da bozan bir uygulamadır.

 -İkinci basamakla koordinasyon etkinleştirilmeli,  (Gerçekleştiğinde pek çok gereksiz teşhis ve tedavinin önü kesilir ve sevkler azalır)

 -İşleyen sağlıklı bir sevk zinciri kurulmalı, (Sevk zinciri birinci basamakta pek çok sorunun çözülmesine ve hastanelerin iş yükünün azalmasına sebep olur)

-Aile hekimliğinde gruplandırma adı altındaki eşit olmayan uygulamadan vazgeçilmelidir.

-Etkin bir şiddet yasası çıkarılmalı,(Mevcut yasanın caydırıcılığı olmadığından hasta ve hasta yakınları taleplerinde son derece ısrarcı ve kaba, şiddet uygularken son derece cesur davranabilmektedir.)

-Aşı reddinden ve ulaşılamayan kişilerin izlem ve tedavisinden aile hekimi değil şahsın kendisi sorumlu olmalıdır.( Kişinin imzasını da içeren onlarca evrak her aşı zamanı ve izlem zamanı hazırlanmakta, kimi zaman onca evrağa rağmen performans kesintisi olmaktadır.)

-Aile hekimlerinin bakmakla yükümlü olduğu nüfus 2000’lere indirilmelidir. (Bu kadar yoğun iş yükünün altından bu nüfusla kalkılması mümkün değildir.)

-İzin yönetmeliğinde yapılan düzenleme ile aile hekimleri hak ettikleri izinleri, yerine bakacak hekim kaygısı gütmeden kullanmalıdır.(Aile hekimleri en yasal haklarını gerektiği gibi kullanamamaktadır.)

-Her tür durum bildirir sağlık raporları, Sağlık bakanlığı ve konunun muhatabı ilgili bakanlıklar ve meslek odaları ile birlikte yeniden gözden geçirilerek düzenlemeye  gidilmelidir.

-Alo 184 hattı kaldırılmalı ya da bir süzgeçten geçirilerek hekime yansıtılmalıdır.(Gereksiz talepleri olan başvuranların en çok kullandıkları  bu yol  hekimlerde son derece büyük motivasyon düşüklüğüne sebep olmaktadır.)

-Aile Hekimi değiştirmeleri e devlet üzerinden yapılmamalıdır. (Hakkında hiçbir bilgi olmayan, adres veya telefon bilgileri yanlış olan, seçtiği aile hekiminden çok uzak bir bölgede oturan kişiler bir anda istedikleri bir aile hekimine kayıt yaptırabiliyorlar. )

Birer işletme haline dönüştürülen aile hekimliği ile ilgili yazılacak ve söylenecek çok söz var. Bunlar sadece  bir kısmı. 14 yıldır gelinen noktada tükenmişlik ve büyük bir iş yoğunluğu ile mücadele etmeye çalışan bir hekim kitlesi oluştu. Her geçen gün iş yükü artıyor, hastaların abartılı talepleri artırıyor. 11.kalkınma planında  ‘’Aile hekimliği performans sistemi, ikinci ve üçüncü basamaklardaki performans sistemiyle entegre bir biçimde, teşhis ve tedavinin isabetliliği ve hizmet miktarıyla orantılı olarak yeniden tasarlanacaktır’’denmektedir. Tedavi isabetliliği nedir, hizmet miktarı nedir, bunların ölçütü nedir? Aile hekimlerinin maaşlarından kesinti yapmanın yeni bir yolu mudur? Sistemde çözülmesi gereken onca problem varken, bunların çözümü düşünülmezken yeni sorunlar mı üretilmektedir.

Meslek odaları olarak, şiddet görmeyeceğimiz güvenli ortamlarda, iş güvencesi olan, iyi hekimlik değerlerini koruduğumuz, eğitimlerle desteklediğimiz, insanca yaşama yetecek ücret aldığımız bir çalışma ortamı istiyoruz.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Arşivler