İlk günden bu yana TTB süreci nasıl gelişti?

Tarih : 12 Mart 2018

Savaş bir halk sağlığı sorunudur mesajı veren basın açıklamasının ardından TTB Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınması ve TTB’yi sindirme çalışmalarının yanında TTB’ye verilen desteğin gün gün kronolojisi:

24 Ocak 2018 :

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi kamuoyuna bir açıklama yaptı. Açıklamada: “Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur. Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir. Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz. Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır. Savaşa hayır, barış hemen şimdi! ifadelerine yer verildi.”

26 Ocak 2018:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin il başkanları toplantısında bu açıklamayı sert sözlerle eleştirdi. Çeşitli medya grupları da açıklamada olmayan ifadeler kullanarak TTB’yi zan altında bırakma girişiminde bulundu.

29 Ocak 2018:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TTB Merkez Konseyi üyeleri hakkında soruşturma başlatıldı.

29 Ocak 2018:

TTB avukatları tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşme yapılarak, Savcılığın talebi halinde Merkez Konseyi üyelerinin istendiği zaman ifade için gelebilecekleri, talep edilen belge ve bilgileri savcılığa verebilecekleri bildirildi.

30 Ocak 2018:

06.30: TTB Merkez Konseyi üyesi 11 hekim sabah saat 06.30’da evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Aynı saatlerde polisler bina görevlisi ile birlikte çilingirle açarak TTB binasına girip henüz avukatlar gelmeden arama yapmaya başladı. TTB avukatları aramaya daha sonra nezaret edebildiler.

07.30 : TTB binasına gelen çok sayıda TTB/oda yöneticisi ve milletvekili ısrarla talep etmelerine rağmen içeri alınmadılar. hekim ve destek amaçlı kurumsal ziyaretler sürekli arttı.  09.30, 11.00 ve aramanın bitmesiyle saat 14.00’de bina önünde 3 ayrı basına ve kamuoyuna açıklama yapıldı.

14.00:  Sabah 06.30’da başlayan gözaltı işlemi saat 14.00 civarında 11 Merkez Konseyi üyesi için tamamlandı, Ankara dışında ikamet eden 7 üyenin Ankara’ya getirileceği öğrenildi. Aynı saatlerde binada yapılan arama sona erdi.  Aramanın sonlandırılmasıyla, saat 14.00’ü takiben bina önünde bekleyen çok sayıda hekim ve dayanışma amacıyla gelen kurum temsilcileri içeri girdiler.

* Türk Tabipleri Birliğine uluslararası hekim örgütlerinden destek mesajları yağdı

Dünya Tabipler Birliği (WMA) Türk Tabipleri Birliği (TTB) yöneticilerinin gözaltına alınmalarına ilişkin derin kaygılarını belirten bir açıklama yaptı. Açıklamada ‘WMA, Türk meslektaşlarımızın savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğu yönünde kamuoyuna yaptıkları açıklamayı tam olarak desteklemektedir. Doktorların ve ulusal tabip kuruluşlarının savaşın ve silahlı çatışmaların yol açacağı insani sonuçlar konusunda hükümetleri uyarma görevi WMA’nın açık politikasının bir parçasıdır.” ifadelerine yer verildi.

Avrupa Hekimler Daimi Komitesi (CPME) tarafından  yapılan basın açıklamasında da ile TTB yöneticilerinin gözaltına alınması, fiziksel şiddet tehditleri ve TTB hakkında suç duyurusunda bulunulması kınandı. Savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğu yönünde kamuoyuna açıklamada bulunan Avrupalı hekimler, Türkiyeli meslektaşlarına tam destek verdi. TTB’nin insan haklarını ve barışı destekleme gibi bir görevi bulunduğu konusunda dünya tıp camiasıyla aynı görüşü paylaştıklarını belirten CPME; son gözaltı işlemleri ve suç duyurusundan büyük kaygı duyduklarını kaydetti. CPME, Dünya Tabipler Birliği ile birlikte, Türk makamlarına TTB yöneticilerinin derhal serbest bırakılması ve sindirme kampanyasına son verilmesi çağrısında bulundu.

* İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel ve Merkez Konseyi Üyesi Prof. Dr. Taner Gören, İstanbul Üniversitesi’ndeki görevinden 3 aylığına uzaklaştırıldı.

*TTB Merkez Konseyi üyelerinden  Dr. Şeyhmus Gökalp’in Diyarbakır Merkez Bankası’ndaki işine son verildi.

* Adana Seyhan 132 No’lu Aile Hekimliği Biriminde aile hekimi olarak görev yapan TTB Merkez Konseyi Üyesi  Dr. Dursun Yaşar Ulutaş’ın sözleşmesi askıya alındı.

31 Ocak 2018:

* Gözaltılar British Medical Journal’a (BMJ) konu oldu.  Dergide, Julian Sheather imzasıyla yer alan yazıda, hekim birliğinin silahlı çatışmanın halk sağlığı açısından doğuracağı sonuçlara dikkat çekmesinin hiçbir biçimde suç olarak görünmediği, buna karşın Türkiye’de durumun farklı olduğu belirtilerek, “Türkiye kendi hekimlerine saldırıyor” denildi. Yazıda, dünya hekimlerinin konuya tepkili olduğu, çeşit ülkelerin tabip birliklerinden ve önde gelen dünya sağlık örgütlerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup gönderildiği, Dünya Tabipler Birliği’nin süreci yakından takip ettiği belirtildi.

01 Şubat 2018:

TTB Etik Kurulu, Merkez Konseyinin açıklamasını mesleki değerlerin getirdiği yükümlülükler çerçevesinde haklı ve meşru olduğunu belirtti. Meslek örgütlerinin toplum sağlığını ve mesleki değerleri korumakla görevli olduğunu hatırlattı.

* CHP ve HDP’den milletvekilleri ve parti temsilcileri, EMEP temsilcileri, DİSK, KESK, TMMOB ile bağlı sendika ve odalarının başkan, yönetici ve temsilcileri, SES, Dev-Sağlık İş, 10 Ekim Derneği, Halkevleri, Yüksel Direnişçileri, Barış Akademisyenleri, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden bir grup,  Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi temsilcileri, Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA), Taşeron İşçileri Merkezi, sağlık emek ve meslek birlikleri, KESK Şubeler Platformu, SES Ankara Şube, Öğrenci Kolektifleri, ODTÜ Mezunları Derneği, İşyeri Hekimleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği temsilcileri bu süreçte TTB’yi ziyaret ederek destek ve dayanışma dileklerini iletenler arasında yer aldı.

*DİSK, KESK ve TMMOB yaptıkları basın açıklaması ile TTB’nin yanında olduklarını açıkladılar

* Dünyanın saygın sağlık dergisi Lancet de gözaltıları konu edindi. Dergide yer alan yazıda TTB Merkez Konseyi üyelerinin gözaltı süreci aktarıldı. Yazıda Türkiye’de insan hakları ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırıların ilk kez yaşanmadığı, bununla birlikte TTB Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmasının Türkiye’de hekimlerin güvenlik tehdidiyle karşı karşıya olduğunun açık göstergesi oluğu belirtildi.

02 Şubat 2018:

35 Tabip Odası gazete ilanı vererek, gözaltına alınan TTB Merkez Konseyi üyelerinin serbest bırakılmasını talep ettiler.

*Dünya Tabipler Birliği (WMA), İnsan Hakları İçin Hekimler Örgütü (PHR), Avrupa Hekimler Daimi Komitesi (CPME), Avrupa Tabip Birlikleri Forumu (EFMA) ve Uluslararası İşkence Mağdurları Rehabilitasyon Konseyi  (IRCT) yöneticileri, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmalarını kınayan ve bir an önce serbest bırakılmalarını talep eden bir mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdi.

03 Şubat 2018:

Gözaltına alınan TTB Merkez Konseyi İkinci Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman ve Merkez Konseyi üyeleri Dr. Şeyhmus Gökalp ile Dr. Ayfer Horasan Savcılık görüşmesinin ardından adli kontrol kaydıyla serbest bırakıldılar. Serbest bırakılmalarının ardından avukatları ve aileleriyle beraber TTB’ye gelen Adıyaman, Gökalp ve Horasan, burada gözaltı sürecinden beri TTB’nin yanında olan milletvekilleri, sendika, meslek ve sivil toplum örgütü temsilcileri, hekimler ve sağlık çalışanları tarafından çiçeklerle karşılandı. Yapılan açıklamada konuşan Prof. Dr. Sinan Adıyaman, bu süreçte TTB’nin yanında olan ve destek veren tüm kurum, kuruluş ve kişilere teşekkür etti. Adıyaman şöyle konuştu: “Biz hekimlik görevimizi yaptık. Bundan sonra da hekimlik görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Her zaman ve her zaman yaşamdan yana olacağız.”

05 Şubat 2018:

Gözaltında bulunan 8 Merkez Konseyi üyesi Savcılık görüşmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

* ABD’li dilbilimci, siyasi eleştirmen ve yazar Noam Chomsky, TTB Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmasıyla ilgili olarak, TTB’ye bir mesaj gönderdi. Şoke edici gelişmeleri büyük bir kaygı içinde izlediğini belirten Chomsky, TTB’yi korumak için her türlü önlemin alınması gerektiğine dikkat çekti.

06 Şubat 2018:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye Barolar Birliği gibi kurumların ismindeki “Türk” ifadesinin kaldırılacağını söyledi. Açıklamaya toplumun çeşitli kesimlerinden tepki geldi.

07 Şubat 2018:

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, Prof. Dr. Raşit Tükel ve Prof. Dr. Taner Gören hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbirini sonlandırdığını ilgili Anabilim Dallarına bildirdi.

TTB, dün olduğu gibi bugün de iyi hekimlik değerlerinden taviz vermeden çalışmalarına devam ediyor…

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler