Check Up’ınızı Nasıl Alırsınız ?

Tarih : 14 Şubat 2017

emel bayrak

Dr. Emel Bayrak

ATO Yönetim Kurulu Üyesi

“Tıp mesleğinde kişisel görevimiz, bize başvuran hastayı tedavi etmek; mesleğe değin görevimiz tüm kişilerin sağlığını korumak, desteklemektir. İkinci görevimizi tek tek uğraşarak başarmamız güçtür. Bunu yapmak için toplu hareket etmeye kendimizi alıştırmamız gerekir. Bir an duralım ve düşünelim. Biz neredeyiz, arkadaşlarımız nerede ve nerede olmak isteriz ?”

Nusret Fişek

M.Ö 460 yılında, hastalıklara ve sağlığa yaklaşımda her bir hastalığa ait özelliklerin yanı sıra bireysel özelliklerin ve çevresel etmenlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyler Hipokrat. Hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli önlemleri alarak kişinin sağlıklı kalmasını sağlamak, bu nedenle hastanın yediği-içtiği, alışkanlıkları, yaşam biçimi ve koşulları, yerleşim yerinin özellikleri, yaptığı iş gibi pek çok etmeni göz önünde bulundurmak ve hastalık yapıcı etkenlerden uzaklaştırmada rehberlik etmek tıbbın hastalıklara tanı koyup tedavi etmekle sınırlı kalınmayan yönüdür.

Ancak sağlık alınır satılır, iyi kazanç getirir bir hale dönüştüğünden bu yana bu alışveriş üzerinden en çok nasıl kazanılır, nasıl daha kârlı bir hale dönüştürülür diyerek çaba sarfedilmekte, üstelik sağlık okuryazarlığı olmayan bir toplumda sağlık sistemi-hekim ve hasta arasındaki tamamen eşitsiz ilişki bu alanı kontrolsüz bir hale getirebilmektedir.

Check Up Nedir?

Herhangi bir sağlık sorunu, bilinen bir hastalığı ya da yakınması olsun ya da olmasın kişide olası, henüz semptom  vermemiş  hastalıkların ve risk faktörlerinin saptanması, gerekli tedavinin erken dönemde başlanabilmesi  ve saptanan risk faktörleri için önlem alınmasını amaçlayan; yaş, cinsiyet, çevresel faktörler ve genetik yatkınlık da dikkate alınarak yapılan sağlık taraması ve tetkikler bütünüdür.

Bu tanım kapsamında check up planlanan hasta, kişisel sağlık verileri, yaş, cinsiyet, çevresel faktörler ve genetik yatkınlıklarına göre kişiye özel bir değerlendirilmeye alınmalıdır.  Oysa halihazırda bilboardlarda kendine yer bulan, sağlıklı bireyi de sağlık alışverişine dahil edebilmeyi amaçlayan  check up programlarıyla örneğin ‘’VIP  check up’’ gibi bir sınıflandırma yapılarak asıl amaç ve kapsamdan bir hayli uzaklaşılmıştır. Hepimizin pratikte karşılaştığımız haliyle çeşitli kuruluşlardan edindiği check up paketleriyle başvuran hastaya, yaptırdığı değerlendirmenin ileriye dönük risk faktörlerinin belirlenmesinde ve hastalıkların ortaya konmasında yeterli olup olmadığı bildirilmeli check up olarak sunulan iki testle doğru check up’ı yaptırıp yaptırmadığı anlatılmalıdır.

GDO’dan, insektisit maruziyetine, işlenmiş gıdalara, iklim değişikliklerine, sosyoekonomik ve psikolojik  darboğazlara kadar hergün biraz daha artan oranda hastalık etkenine maruz kaldığımız yaşam alanlarımızda bilimsel tanımlama ve algoritmalara göre planlanacak check up programları kuşkusuz koruyucu sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Hastanın yaşına ve kişisel sağlık verilerine göre yapılması gerektiği zamanda yapılmayan check up değerlendirmesinin akabinde ortaya çıkacak sorunları kapsam dışı bırakan özel sağlık sigortalarının politikaları gibi check up konusu hasta ve toplum sağlığı açısından ciddiye ve önceliğe alınmalıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenecek standart bir program dahilinde aile hekimleri tarafından uygulanacak ( gerektiğinde gerekli yönlendirmeler de yapılarak ) check up programları, toplumdaki tüm bireyler için ‘eşitlik ilkesi’ dikkate alınarak, gerekli hastaya, gerekli zamanda, gerekli tetkik anlayışından uzaklaşmadan, sağlık sisteminin kendisini hastalık yapıcı hale getirmeden hayata geçirilmelidir.

Mevcut haliyle sadece hastanın ekonomik durumuna, sigortasının neyi kapsayıp neyi kapsamadığına göre istenen tetkik ve görüntüleme sonuçlarının hastaya bildirildiği check up uygulamalarındansa, yaşa ve sık görülen hastalıklara göre standartize edilmiş, kişinin genetik yatkınlığının, kişisel sağlık verilerinin ışığında bir check up tanımı yapılmalıdır. Yapılan değerlendirmeler sonucu ortaya çıkarılabilecek risk faktörlerine yönelik yaşam tarzı ve beslenme değişiklikleri, hastalık yapıcı yaşam koşulları ve kişisel özelliklerin giderilmesine dönük rehberlik sağlamak koruyucu hekimliğe ve check up kavramına daha uygun olacaktır. Bireylerin sağlıklı yaşam koşullarında yaşaması, tüm koruyucu hekimlik uygulamaları, hastalıkların tedavi şansı ortadan kalkmadan ya da gecikmeye neden olmadan ortaya çıkarılması doğrudan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, eşit olarak sunulmalıdır.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorumlar (2)
  • 15 Şubat 2017 tarihinde Kutay Biberoğlu tarafından

    Özel sağlık kuruluşlarında arz edilen check-up paketleri, kalabalık ama önemli kısmı maliyeti düşük ama bakıldığında çok sayıda testi içerir görünen, çoğu gereksiz kalemlerden oluşmaktadır. Bunların içinde normalden sapan bir kaç sonuç görmek olağandır. Klinik hiç bir önem arz etmeyen bulgular bu defa kişinin yanlış danışma ile kafası karıştırılarak paket içinde bulunmayan ekstra ücretli yeni ve sofistike tetkiklerin yapılmasına yönlendirmektedir. Örnek olarak check-up paketleri içindeki kırklı yaşlardaki kadınlara uygulanan DEXA ile kemik mineral yoğunluğu gösterilebilir. Geniş standart sapması ile son derece güvenirsiz olan bu ölçümlerde önemli ölçüde osteopeni, hatta osteoporoz rapor edilmesi işten bile değildir. Bu yanlışlığı, ilaç tedavisi, yanıtı izlemek için tekrar kemik ölçümleri kısır döngüsü daha da abartmaktadır. Oysa DSÖ’nün önerisi risk faktörü olmayan kadınlarda kemik taramasını 65 yaştan itibaren önermektedir. Pek çok genç kadın elinde aslında patolojik olmayan, yanlış siklus gününde yapıldığı için yakalanmış fizyolojik foliküllerin kist olarak yorumlandığı raporlarla doktor doktor gezerek hatta bazen boş yere cerrahiye bile alınabilmektedir. Bu durum memelerdeki veya başka organlardaki bazı olağan fizyolojik kistik yapılar için de geçerlidir. Servikal pap smear taramasında normal olarak da görülebilen ve hiç bir klinik önemi olmayan bir mantar hifi veya lökosit, vajina kültürlerine (vajina kültürlerinin laboratuarı zengin etmek dışında hiç bir yararı yoktur), daha kötüsü gereksiz antibiyotik veya antimikotik tedavisiyle sonuçlanabilir. Benzer örnekler çoğaltılabilinir. Esasında sadece anamneze dayalı örneğin 10 yıl içindeki meme kanseri ya da koroner kalp hastalığı risk belirleyici taramalar pek çok testten daha önemli ve yararlıdır. Özel bir hastanede tamamen asemptomatik bir kadının check-up için girip “testleriniz normal, bir yıl sonra görüşürüz” denilerek evine gitme olasılığının yok denecek kadar az olduğu kanaatindeyim.

  • 22 Ağustos 2017 tarihinde Ülkü Sarıtaş tarafından

    Check up paketleri içinde bakılan tümör belirteçleri başka bir sorun. Birçok hasta normalin çok az üzerinde yüksek bulunan bu test sonuçları ile kanser oldum endişesine kapılarak doktor doktor dolaşmakta gereksiz onlarca görüntüleme yöntemi uygulanmaktadır. Tümör belirteçleri içinde bugün itibari ile hiçbir şikayeti olmayan hastada kanseri öngören ve erken teşhis edilmesine olanak sağlayacak herhangi bir test yoktur. Tamamen sağlıklı ve hiç bir risk gurubunda olmayan hastada tümör belirteçleri check up tetkiki olarak istenmemelidir. Kutay hocanın da belirttiği gibi check up için iyi bir anamnez ve fizik muayene çoğu kez yeterlidir.

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :


    Arşivler