Sağlıkta şiddet nedensiz, şiddete uğrayana “neden siz?’’

Tarih : 20 Haziran 2016

emel bayrak

Dr. Emel Bayrak

ATO Yönetim Kurulu Üyesi

Sağlıkta şiddet, ne yazık ki toplumumuzun her alanda artan şiddet eğiliminden de nasibini fazlasıyla alarak en stresli en sıkıntılı insan profiliyle çalışmak durumunda olan hekimler ve sağlık çalışanları için hayati tehlike oluşturmaya devam etmektedir.

Sosyoekonomik ve psikolojik değerlendirmelerle ortaya konabilecek pek çok sebebin yanında sağlık sisteminin işleyişi, hastaların hastane, hekim ve diğer sağlık çalışanlarına dönük algısı da sağlıkta şiddetin önemli belirleyenleridir. Sonuçlarına gelince bir hekimin fiziksel ve psikolojik olarak şiddet görmesi sadece şiddet gören hekimi ilgilendiren bir durum olmayıp tüm hekimlerde onur kırıcı, meslekten uzaklaştırıcı etki yaratmakta, uzmanlık alanı seçiminden riskli hastalara yaklaşıma dek pek çok konuda aslında doğrudan toplumu da ilgilendiren bir hâl almaktadır.

Sağlıkta şiddetin önlenmesine dönük olarak yıllardır getirilmeye çalışılan düzenlemelere ek olarak Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz günlerde bir ‘sağlıkta şiddete sıfır tolerans eylem planı’ açıkladı. Eylem planında öne çıkan başlıklar şöyle:

-Sağlık personeline şiddet gösterenler için “dikkat alarmı” sistemi kurulacak. Bir sağlık kurumunda şiddet uygulayanlar, bu sistemle kayıt altına alınacak.

-En çok şiddetin yaşandığı acillerde yoğunluğa neden olan çocuk, kadın doğum ve dahiliye gibi branşlarda gece poliklinik nöbeti tutulacak.

-Grip sezonlarında kulak, burun, boğaz uzmanları ile kadın doğum ve çocuk uzmanları poliklinik nöbetine çağrılacak.

-Şiddet gösteren kişi, güvenlik güçlerinin nezaretinde tedavi edilecek.

-Sık sık şiddet olayına karışan hastane, hekim ve sağlık çalışanı izlenecek

-Sürekli neden aynı hekimin şiddet gördüğü araştırılacak ve hekime de sorulacak.

-Büyükşehirlerde ilçe merkezlerine mini bir hastane potansiyeline sahip “toplum sağlığı merkezleri” kurulacak. Bu merkezlerde hafta sonları ve akşam saat 22.00’ye kadar nöbet tutulacak.

-Sağlık personeline şiddet gösteren, 24 saat nezarethanede gözaltında tutulacak.

Sağlıkta şiddeti ortadan kaldırmak üzere uygulamaya konması planlanan eylem planı amaçlanış şekliyle son derece doğru gözüküyor : ”Hastayı ve sağlıkçıyı hedef göstermeden şiddete neden olan ortamı ve nedenleri ortadan kaldırmayı hedeflemek.” Ancak eylem planının içeriğine baktığımızda şiddeti önlemenin, neden olan ortamı ortadan kaldırmanın yolunun nasıl olup da sağlık çalışanlarının, acil müdahaleler dışında gece de çalıştırılması olduğunu anlamak güç. Bu durumda bu eylem planı işe yararsa ki tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor hekimleri ve diğer sağlık çalışanlarını bekleyen hasta ve hasta yakını şiddetinden kaçarken bakanlık uygulamalarının şiddetine yakalanmak.

Grip olan bir hastanın, gece kulak burun boğaz ya da iç hastalıkları uzmanına muayene olabilmesinin şiddeti önleme yolu olmadığı açıktır. Hekimler ve sağlık çalışanları da birer cihaz ya da programlı makineler olmayıp aynı grip olan, ateşi çıkan, kan sonuçlarına baktırmak isteyen, halsizliği, yorgunluğu olan hastalar ya da hastasına refakat eden, hakkında bilgi almak isteyen hasta yakınları gibi insanlardır. Zaten işleri gereği olduğu kadar, sistemin sakatlıklarına maruz kalan hasta, karşısında tek muhattap olarak hekimi ya da sağlık çalışanını görebildiğinden insan fizyolojisinin, psikolojisinin kaldırma gücünün üzerinde iş yüküne maruz kalmaktadırlar. Hekimler ve tüm diğer sağlık çalışanları söz konusu hasta yaşamı olduğunda çalışmanın herhangi bir yer ve zamanının olmadığı bilinciyle mesleklerini seçmiş ve icra etmektedirler ancak nöbet uygulamaları dışında gece polikliniklerinde hasta bakmak ancak iş yükünü artıracak, hekimin ve sağlık çalışanının da sağlığını bozacaktır.

Sağlıkta şiddeti önlemek için :

-Topluma, sağlık sistemi bileşenlerinin, hastanelerin diğer hizmet sektörlerinin çalışma prensiplerinden farklı olarak daha hassas, daha hastaya ve hastalık durumuna göre çalışmak zorunda olan yerler olduğunun anlatılması, öğretilmesi önceliğiyle yola çıkılmalıdır. Hastalara sağlıklı sağlık hizmeti alabilme ve sağlık sisteminin işleyişi konusunda eğitim verilmelidir. İlköğretim müfredatına dahil edilecek bir eğitim programı yazılı, sözlü ve görsel medya buna hizmet etmelidir. Elbirliğiyle hastanın hekime güveni ve saygısı yeniden inşa edilmelidir.

-Uzun soluklu bir iş olarak görünse de nihai çözüm ancak eğitimle mümkün olmakla birlikte hasta hekime gelene kadar geçen sürede şiddete uygun ortam oluşmadan gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Cezai uygulamalar da şiddet eylemleri için öncesinde caydırıcı olabilmelidir.

-Hastanın, önce ”kendisine danışmanlık yapacak, hastalığına, sorununa çözüm bulmaya çalışacak biri olarak” hekime olan saygısını ve güvenini sarsacak söylem ve yaklaşımlardan ivedilik ve hassasiyetle uzaklaşılmalıdır.

-Şiddete uğrayan doktora ”niye siz ?” sorusu sormak yerine doktorun çalışma koşullarına, hasta-doktor görüşmesinden önce sistemin nasıl işlediğine, kaç dakikada bir hasta bakıldığına, günlük kaç hasta görüldüğüne, hasta ve hastalık profiline, hastaların sosyoekonomik ve eğitim düzeylerine kadar şiddeti doğurabilecek tüm koşullar incelenmeli, hem hasta hem sağlık çalışanı açısından aksaklıklar, sakatlıklar giderilmeye çalışılmalıdır.

-Silah bulundurmanın yasaklanması gibi suça, şiddete eğilimli yerlerde alınan tüm önlemlerin hastanelerde de uygulamaya geçirilmesi gereklidir.

Zira Ersin Arslan gibi, Aynur Dağdemir gibi, Kamil Furtun gibi, Göksel Kalaycı gibi şiddete uğrayan hekimlere ‘neden siz ?’ sorusunu yöneltmekte çok geç kalabilirsiniz…

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorumlar (1)
  • 12 Kasım 2016 tarihinde nejla altay tarafından

    güzel

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :


    Arşivler