Psikososyal dayanışma ağı tüm yurda yayılıyor

Tarih : 22 Şubat 2016

dayanisma1
Ankara katliamına tanıklık eden ve saldırıda yaralanan kişiler ile hayatını kaybedenlerin ve yaralananların yakınlarına yaklaşık bir yıl süreyle psikososyal destek vermek üzere bir araya gelen “Psikososyal Dayanışma Ağı” Türkiye’nin her köşesinde yapılanmasını sürdürüyor.

İnsan eliyle oluşturulmuş travmalara yönelik ruh sağlığı girişimleri için yol gösterici bir rol oynayan Psikososyal Dayanışma Ağı, Türk Tabipleri Birliği, Ankara Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Ankara Şubesi, Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Türkiye Psikiyatri Derneği ve Türk Psikologlar Derneği tarafından Ankara Katliamı’na tanıklık eden ve saldırıda yaralanan kişiler ile hayatını kaybedenlerin ve yaralananların yakınlarına psikososyal destek vermek üzere kuruldu.

Suruç’ta meydana gelen patlamadan sonra Suruç Psikososyal Dayanışma Ağı adıyla çalışmaya başlayan ağ, 10 Ekim 2015’te savaşın durmasını ve barışın tesis edilmesini isteyen binlerce insanın hedef alındığı Ankara Katliamı’ndan sonra Psikososyal Dayanışma Ağı olarak daha geniş ölçekli bir yapıya kavuştu.
Ağın çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Türkiye Psikiyatri Derneği üyesi Dr. İrem Yıldız sadece 10 Ekim’in yaralarını sarmak değil bundan sonra olabilecek toplumsal olaylarda da geç kalmadan koruyucu ruh sağlığı hizmeti vermenin temel amaçları olduğunu söyledi. Patlamanın hemen ardından alanda bulunan kitle örgütlerinin ivedi şekilde kendi eylem planlarını uygulamaya koydukları bilgisini veren Yıldız ağın kuruluşuyla ilgili ilk düşüncelerin o dönemde oluştuğunu kaydetti.

“Gezi” örnek oldu
Yıldız, toplumsal olaylarda ruh sağlığı konusunda hizmet alamayanlara nasıl ulaşabileceği konusunda psikolog ve psikiyatristleri düşünmeye zorlayan sürecin Gezi Direnişi ile birlikte yaşandığı tespitinde bulundu. Gezi döneminde polisin yol açtığı şiddetle yaralanan kişilerin hem ruhsal sağlıkları hem de fiziksel sağlıklarıyla ilgili başvurdukları hastanelerde Bakanlık tarafından isimlerinin elde edilmeye çalışılması, sağlık çalışanlarının yaralıların kişisel bilgilerini vermeye zorlanması gibi tecrübeler nedeniyle toplumsal olaylarda yaralanan kişilerin yardım arama davranışlarında bir azalma olduğunu aktaran Yıldız “Suruç gibi olaylarda da suçlu gösterilmeye çalışılmaları mağdurların yardım alma haklarının ellerinden alınmasına sebep oluyor” dedi.

“Sağlık kuruluşuna başvuramayanlara ulaştık”
İnsan eliyle oluşturulmuş travmaların doğal afetlerden daha ağır sonuçları olduğunun altını çizen Yıldız siyasi kimlikleri nedeniyle dışlanan, baskı altında bırakılan grubun tarafsız bir sağlık hizmeti alabilmeyle ilgili endişelerini giderebilmek için ağın kurulduğunu vurguladı. Koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinde danışan başvurana kadar beklemek gerektiği düşüncesinin dışında hareket ederek ‘bize gelemeyenlere biz gidelim’ düşüncesi ile çalışmalarını yürüttüklerini anlatan Yıldız “Travma durumlarında hastanın size gelme yolları çok değişik nedenlerle tıkanmıştır, o nedenle bizim hastalıkla ilgili riski olan kişiyi bulmamız gerekiyor. Afetlerde de bunu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.

Psikoeğitim çalışmaları yapıldı
Ağın çalışmaları konusunda da bilgi veren Yıldız katliamı yaşayanlar, yaralananlar ve ailelerine destek olabilmek için broşürler hazırlandığını ve bu broşürlerin alanda bulunan tüm demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerle paylaşıldığını anlattı. Yıldız, patlamanın hemen ertesinde hastanelerdeki yaralılarla çalışmalara başlandığını ve son yaralı da taburcu olana kadar hastane ziyaretlerinin sürdüğünü aktardı. Kişinin ruhsal durumu nasıl etkilenir, travmatize olan kişi ne tür yakınmalar yaşar, sonra neye dönüşür, ne zaman bu yakınmalara hastalık denir, ne zaman yardım almak gerekir konularında psikoeğitim çalışmaları yapıldığı bilgisini veren Yıldız bu çalışmalar aracılığıyla yardım alması gereken kişilerin saptandığını sözlerine ekledi.

Her şehre yayıldı
“Ağ bünyesinde tabip odalarıyla bağlantılı çok fazla hekim var. Güzel bir dayanışma oldu” diyen Yıldız ağın en az bir psikiyatrist, bir psikolog, bir sosyal hizmet uzmanı ve tabip odası bağlantısıyla küçük ölçekte de olsa her şehre yayıldığını anlattı. Yıldız, iletişim ağları sayesinde hangi şehirde ne tür bir ihtiyaç olduğunu tespit ettiklerini ve bu ihtiyaçları hızlı bir şekilde karşılamaya çalıştıklarını söyledi. Yıldız yapılan çalışmalar sonucunda hastaların kendilerini sahiplenilmiş hissettiğini gözlemlediğini belirtti.

Gönüllü eğitimleri yapılacak
Ağ, travmayla ilgili danışana hizmeti doğru ve yeterli şekilde sunabilmek adına gönüllü olarak çalışanlar arasında ortak bir dil oluşturmak ve ağ kapsamında gönüllü olarak çalışmak isteyen ama tecrübesi yeterli olmayan sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve psikiyatristlerin katılacağı ağ içi eğitimler düzenleyerek daha profesyonel bir yapıya kavuşmaya hazırlanıyor.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler