Daha etkili mücadele için daha iyi iletişim…

Tarih : 22 Şubat 2016

çetin-atasoy-köşe

 

 

 

 

 

Dr. Çetin Atasoy
ATO Yönetim Kurulu Başkanı

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu olarak zaman zaman hastane ziyaretleri yaparak meslektaşlarımızla söyleşiyor, onların sorunlarını dinliyor, görüşlerini alıyor, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Daha önce yaptığımız çeşitli aile sağlığı merkezleri ve hastane gezilerinden sonra geçtiğimiz haftalarda Numune ve Keçiören Eğitim-Araştırma hastanelerini ziyaret ettik.
Bazı hekim arkadaşlarımızın Türk Tabipleri Birliği veya tabip odalarının kendileri için ne yapıyor merakı/eleştirisi olduğunu duyuyoruz.
Bu eleştiriyi saygıyla karşılıyoruz. Ben kendi adıma şöyle yanıtlıyorum: Hepimiz haklıyız; siz de, biz de. Hekim örgütleri sağlık alanındaki ve özlük haklarımızdaki sorunlara yönelik olarak özverili bir çaba içerisindeler. Hekim kitlesinin bir bölümü bunu yeterince görmüyor ise iki nedeni olabilir: Biz kendimizi tam olarak anlatamıyoruzdur (ve onlar haklılardır), ya da onlar bizi yeterince izlemiyorlardır ve yaptıklarımızı görmüyorlardır (yani biz haklıyızdır).
Asıl sorun kimin ne ölçüde haklı olduğu sorusunun değil de, “bu sorunu nasıl aşarız”ın yanıtını bulmakta. Ankara Tabip Odası bütün etkinliklerini web sitesinde duyuruyor, bunların çoğunu üyelerine e-posta ile gönderiyor. Bazen de alandaki sorunlarla ilgili kurultaylar, sempozyumlar, paneller düzenliyor. Yine de kendimizi olması gerektiği kadar anlatamadığımız kaygısıyla hekimlerin çalışma ortamlarına gidip onlarla buluşuyoruz.
Bu temaslarda dikkatimi çeken birkaç gözlem oldu: Hekim kitlesinin tamamı tarafından web sitemiz takip edilmiyor, gönderdiğimiz e-postalar okunmuyor.
Böylece, Ankara’daki üç üniversitenin halk sağlığı stajlarında her ay birkaç kez intörnlere meslek örgütümüzü anlattığımız, mezun olduklarında yasal hak ve yükümlülüklerini tarif ettiğimiz ve her biri 2-3 saat süren toplantılardan; emekli hekim komisyonumuzun şu sıralar neredeyse her hafta mecliste iktidar ve muhalefet parti vekilleriyle, komisyon başkanlarıyla, bakanlık bürokratlarıyla yaptıkları toplantılarda emekli hekimlerin başta aylıklar olmak üzere sorunlarını anlattığından; aile hekimlerine dayatılan nöbet angaryaları ile ilgili çalışmalarımızdan; değişik hastanelerde asistan hekimlere ve uzman hekimlere başta acil servisler olmak üzere uygunsuz görevlendirmeler konusunda yaptıklarımızdan ve bu konularda elde edilen hukuksal başarılarımızdan; hava kirliliği gibi çevre sağlığı konularını da içeren çok geniş bir yelpazeyi kapsayan halk sağlığı ve halkın nitelikli sağlık hakkı başlığındaki etkinliklerimizden; hekimlerin çalışma koşullarına ve tıp eğitimine olumsuz etkilerini vurgulayarak Sağlıkta Dönüşüm Programı’na ve onun arayüzü olan performans sistemine karşı çıkışlarımızdan; Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda uygulanmak istenen ve sınavı nesnellik/şeffaflık bakımından bulunduğu noktadan daha geriye götürme riskini barındıran açık uçlu soru projesinin hekim örgütlerinin karşı çıkışıyla rafa kaldırıldığından; tıp eğitiminin kalitesizleşmesine neden olan kontenjan artışlarına ve hekim işsizliğine yol açabilecek yabancı hekim istihdamı politikalarına karşı durmamızdan; özel hastanelerde çalışan hekimleri SGK’ya karşı müteselsilen sorumlu kılacak düzenlemelerden hekim örgütünün mücadelesiyle vazgeçildiğinden; özel hastanelerde çalışan hekim arkadaşlarımızı taşeronlaştıran ve şimdiki haklarından mahrum kılan mevzuata karşı yürütülen mücadeleden; 14 Mart haftalarındaki programlarımızdan ve her yıl bir tıp fakültesinin ve ATO’nun çağrısıyla geleneksel olarak sürdürülen 14 Mart resmi programlarına geçen yıl ara verilmek istendiğinde devreye girerek “madem öyle bu defa sadece biz çağrıcı oluruz, yeter ki bu gelenek devam etsin” diyerek programı üstlenmemizden;… yeterince haberdar olunmuyor.
İyi hekimlik değerleri, hekim hakları, halkın nitelikli sağlık hakkı mücadelemizin daha da etkili olabilmesi için üyelerimizle en geniş biçimde iletişim kurabilmek gerektiğinin farkındayız. Mücadelenin başarısını yükseltebilmek yapılanlara üyelerin de destek sunmasına bağlı. Örneğin geçtiğimiz Kasım ayının sonunda üyelerimize gönderdiğimiz anket 375 hekim tarafından yanıtlandı ve o sonuçlardan çıkartılan basın bildirisi medyada geniş yer buldu. Hekimlerin döner sermaye gelirlerinin azaldığını, azalışın hiç de hafife alınabilecek oranlarda olmadığını, hekimlerin ezici çoğunluğunun performans sisteminin nitelikli sağlık hizmeti ile uyumsuz olduğunu düşündüğünü, performans sonrası hekimlerin çalışma koşullarının bozulduğunu geniş bir kamuoyuna duyurma olanağı bulduk. Kuşkusuz bu çalışmalar hem halkın sağlığı, hem de hekimlerin ve sağlık çalışanlarının hakları açısından son derece değerli. ATO’yu takip etmek, ATO’ya güç vermek, son verdiğim örnekte olduğu gibi yüzlerce, hatta olabilirse binlerce üyemizin alanla ilgili çalışmalarımıza yapacakları küçük katılım ve destekler çok yaşamsal.
Siz değerli meslektaşlarımızı ATO’yu daha yakından izlemeye çağırıyorum.
Biz kendimizi daha etkili anlatabilmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde “neler yaptık, neler yapalım” demek için sizin de kapınızı çalabilir, birkaç dakikanızı alabiliriz…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler