Yüksek Öğrenimde Kalite Güvencesi

Tarih : 07 Aralık 2015

 

gülriz-erisgen

Dr. Gülriz Erişgen

23 Temmuz 2015 tarihinde “Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliği” yayınlandı. Yönetmeliğin amacının yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî hizmetlerinin iç ve dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçlerini ve bu kapsamda tanımlanan görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtiliyor. Yönetmelik temel işlevi yüksek öğretimde kalite güvencesi ve akreditasyon ulusal politika ve stratejisini tanımlamak olan Yüksek Öğrenim Kalite Kurulu ve kurumlarda, iç ve dış değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmaları için bir Kalite Komisyonu kurulmasını öngörüyor. Yüksek öğrenim kurumlarının her yıl bir iç değerlendirmeye tabi tutulması kuralını getiren yönetmelikte değerlendirmenin kapsamı yükseköğretimin ulusal strateji ve hedefleri ışığında belirlenmiş misyonu, vizyonu ve stratejik hedefleri ile kalite güvencesine yönelik olarak belirlenen politika ve süreçlerini, akademik birimlerin ölçülebilir nitelikteki hedeflerini, bu hedeflerle ilgili performans göstergelerini ve bunların periyodik olarak gözden geçirilmesini, programların TYYÇ ile ilişkili ve öğrenme çıktılarına dayalı olarak yapılandırılması ve akreditasyon sürecinin gereklerinin yerine getirilmesi konusundaki çalışmalarını, bir önceki iç ve dış değerlendirmede ortaya çıkan ve iyileştirilmeye ihtiyaç duyulan alanlarla ilgili çalışmaları olarak tanımlanmış. En az 5 yılda bir yapılacak dış değerlendirmenin ise Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından tanınan veya görevlendirilen dış değerlendiriciler veya Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından Kalite Değerlendirme Tescil Belgesi yetkisi almış bağımsız kurumlarca gerçekleştirileceği belirtiliyor.

Yönetmelikte akreditasyon, bir dış değerlendirici kurum tarafından belirli bir alanda önceden belirlenmiş akademik ve alana özgü standartların karşılanıp karşılanmadığını ölçen değerlendirme ve dış kalite güvence sürecini tanımlar demektedir. Akreditasyon sözcüğü tıp fakültelerinin yabancı olduğu bir süreç değildir. Birçok tıp fakültesi tıp eğitimi programlarını akredite etmeye yetkili bağımsız kuruluş olan TEPDAD/UTEAK’ın akreditasyon sürecinden geçmiştir. Ancak bu yönetmeliktekinden farklı olarak süreç gönüllülük üzerinden yürümektedir. Eğitim programlarının UTEAK tarafından belirlenen standartlara uygun olduğu iddiasındaki tıp fakülteleri bir özdeğerlendirme raporu hazırlayarak UTEAK’a başvurmaktadır. Raporun incelenmesi sonucunda programın standartları karşıladığına karar verilirse kurum ziyaret edilerek yerinde inceleme yapılmaktadır. Sürecin sonunda yeterli görülen kurumlar 6 yıl için akredite edilmekte, 3. yılda ara değerlendirme yapılmaktadır. Gönüllüğe dayalı bu işleyişin oldukça iyi yürüdüğü ve tıp fakültelerinde bir motivasyona yol açtığı çok açıktır.

Kurumların amaçlarını ve programlarını belirleyip yol alırken kendilerini değerlendirmeleri çok değerlidir. Ancak yükseköğretimde kaliteyi tanımlamak veya kalitenin kabul edilmiş tek bir tanımını bulmak oldukça zordur ve yükseköğretimin farklı bileşenleri tarafından farklı bir şekilde anlaşılmaktadır. Yükseköğretim kurumları ve öğrenci sayılarında belirgin artışlar başlayınca ve büyüyen yükseköğretim sisteminin finansmanında sıkıntılar baş gösterince, büyüyen harcamaların yerli yerinde kullanılıp kullanılmadığı önemli bir yer işgal etmiştir ve kalite güvencesi kavramı dilimize yerleşmiştir. Kalite güvence sistemi yükseköğretim kurumlarının talepleri neticesinde ortaya çıkmış bir sistem değildir, bir üst düzenlemedir. Ancak kurumun kendi sorumluluğunda olmayan, kültürel bir pratiğe dönüşmediği, dışarıdan zorlamalarla kalite güvencesinin sağlanması çabalarının kurumların özerkliklerini kısıtlayan bazı bürokratik düzenlemelere dönüşme riski yüksektir.

Yayınlanan yönetmelik, Türkiye’deki yükseköğretim sisteminin merkeziyetçi yapısını yansıtmaktadır. Kurumların toplumsal gereksinimleri karşılama, özerklik, bilgi üretimi, eğitim niteliği göz önüne alındığında üniversiteler üzerinde yaptırımları olan bir kalite güvence mekanizmasının kurulması, yükseköğretim kurumlarının zaten sorunlu olan özerkliklerini tehdit etme ve bu kurumlar için bir bürokratik angarya olma riski taşımaktadır. Düzenlemenin yükseköğretimde kalitenin yükseköğretimin kendi içinden çıkan anlayış ve kültüre dayalı, üniversite özerkliğine ve bilimsel düşünce ve ifade hürriyetine zarar vermeyen akran değerlendirmesini sağlayacak şekilde yapılması uygundur.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler