Tüketim sarmalına “devrim” diyorlar

Tarih : 05 Haziran 2015

çetin-atasoy-köşe

Dr. Çetin Atasoy

ATO Yönetim Kurulu Başkanı

Hükümet sağlıkta devrim sloganı atıyor ama rakamlar aksini söylüyor. Türkiye’de toplam sağlık harcamalarının gayri safi yurt içi hasılaya oranı yıllar içinde azalıyor. OECD verilerine göre 2008’de bu oran yüzde 6.1 iken 2012’de yüzde 5.4’e inmiş. OECD ülkelerinin büyük çoğunluğunda artış, Türkiye’de ise azalış var. Türkiye’nin toplam sağlık harcamalarının yurt içi gayri safi milli hasılaya oranı OECD ortalamasının zaten çok altında, üstelik yıllar içinde OECD ortalaması artış gösterirken Türkiye’ninki düşme eğiliminde. Hazin bir durum.

Benzer bir durum kişi başına toplam sağlık harcaması için de geçerli. Türkiye’de kişi başına toplam sağlık harcaması OECD ortalamasının çok altında.

Türkiye giderek parasının daha az bir kısmını sağlığa ayırırken pahalı, teknoloji ve ilaç gerektiren tanı ve tedavi işlemlerinin ağırlığı da paradoksal biçimde yıldan yıla artıyor. Hastalıklardan yeteri kadar korunamayan yurttaşlarımız maliyeti yüksek, her zaman yeterince etkili olmayabilen yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılıyor. Doğru yaklaşım, pahalı olmayan ve etkili koruyucu önlemlerle halkın sağlığının korunması ve geliştirilmesi iken ileri teknoloji gerektiren tanı ve tedavi yöntemlerine olan talep kışkırtılıyor, böylece zaten kısıtlı olan sağlık harcamalarının ayrıca dağılımı da dengesizleştiriliyor.

Son birkaç haftadır basında manyetik rezonans işlemlerinin sayısında baş döndürücü bir yükselme yaşandığına dair haberlere tanık oluyoruz. Gerçekten de OECD verilerine göre AKP hükümetinin 2008-2012 döneminde yaptığı kişi başı sağlık harcamasındaki artış çok düşük düzeyde ve OECD ortalamasındaki artışın da altında kalmasına karşın, aynı dönemde Türkiye’de bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans (MR) gibi ileri radyolojik görüntülemelerin sayısında büyük artışlar olmuştur.

Kişi başına yaptığı sağlık harcaması 2012 verilerine göre 908 dolar ile OECD ülkelerinin hepsinden düşük olan Türkiye’de 1000 kişi başına düşen BT tetkiki sayısı 2008’de 77.7 iken 2012’de yüzde 68 artışla 130.7’ye çıkmış. Artış hızı sağlığa bizden çok daha fazla bütçe ayıran çoğu OECD ülkesinden daha yüksek. Örneğin diğer OECD ülkelerine göre daha az sağlık harcaması yapan Polonya ve Slovenya’nın kişi başı sağlık harcamaları sırasıyla 1540 ve 2667 dolar olup bizim yaklaşık 1.7 ve 2.9 katımız; buna rağmen bu ülkelerde 1000 kişi başına BT tetkik sayıları 2012’de sırasıyla 37.3 ve 52.6 ve bunlar bizdeki sayıların yüzde 29’una ve yüzde 40’ına karşılık geliyor. Yani bu ülkelerin kişi başı sağlık harcamaları kabaca bizden 2-3 kat fazla olmasına rağmen BT sayıları bizim üçte birimiz kadar.

MR tetkiklerinde, muhtemelen bu hizmet diğer görüntüleme yöntemlerine göre daha fazla oranda dış alım yoluyla özel şirketlerden temin edildiği için, durum daha vahim. 1000 kişi başına düşen MR tetkik sayısı 2008’de 48.8 iken 2012’de 114.3’e çıkmış: sadece 4 yılda yüzde 134 artış meydana gelmiş. Bu artış hızı hiçbir OECD ülkesinde söz konusu değil. Böylece OECD ülkeleri arasında en az kişi başı sağlık harcaması yapma rekoruna sahip olan Türkiye, 2012 yılında 1000 kişi başına MR sayısında ABD’yi de geçerek OECD lideri olmuş, OECD ortalamasının iki katından yüksek bir sayıya ulaşmış ve böylece bir başka rekora imza atmıştır.

Basına yansıyan MR sayılarındaki durum oldu. Aslında bir çok başka işlemde; laboratuar tetkiklerinde, ameliyatlarda, anjiyografilerde,… benzer bir aşırı tüketim durumundan söz edilebilir. MR ve BT sayılarının gündem olmasının nedeni radyolojik görüntülemenin giderek daha fazla hizmet alımıyla sağlanması (yani ticarileşmenin bu alanda daha yoğun hissedilmesi) ve OECD’nin takip ettiği sağlık verileri arasında bu iki yöntemin özel olarak bulunması (yani bu verilere diğer ülkelerle karşılaştırmalı olarak daha kolay ulaşılması) olabilir. Bir başka ifadeyle MR günah keçisi oldu ama sorun çok daha kapsamlı.

Bu sayısal artışları Türkiye nüfusunun görece genç olmasıyla birlikte değerlendirdiğimizde talebin yüksekliği daha net ortaya çıkıyor. OECD ülkeleri ülkemize göre daha yaşlı bir nüfusa sahip. Örneğin 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı 17 Avrupa ülkesinde ortalama yüzde 18.8, Türkiye’de ise sadece yüzde 7.6. Nüfus yaşlandıkça sağlık hizmetlerine talep artar. Bu ülkelerden çok daha genç bir nüfus yapısına sahip olduğumuz halde daha fazla sağlık hizmeti talebi yaratılması ve daha fazla görüntüleme yöntemleri kullanılması, bu talebin gerçek değil yapay olduğunu ve yıllardır söylediğimiz şekilde kışkırtılmış bir talep olduğunu kanıtlamaya yetiyor.
Türkiye’de hekimler kışkırtılmış sağlık talebi karşısında tükenmiş durumdalar. Artmış talebi karşılayamayan sistem nedeniyle hastalar 3-5 dakikaya indirilen sürelerde muayene edilebiliyorlar. Dolayısıyla hasta-hekim ilişkisi, tıbbi uygulamanın geleneksel fizik muayene ve öykü alma aşamaları yok oluyor, hekimlik ölüyor, ortaya çıkan boşluk pahalı tıbbi teknoloji ile doldurulmaya çalışılıyor. Çok kısa sürelerde hasta muayene etmeye zorlanan hekimler hem önemli hastalıkları gözden kaçırmamak, hem de olası malpraktis davalarında kendilerini savunabilmek adına kendilerini daha fazla tetkik yaptırmak zorunda hissediyorlar.

Tetkik sayılarındaki olağanüstü artış tetkik (görüntü) kalitesine de olumsuz olarak yansıyor. Radyologlar giderek artan iş yükü karşısında boğuluyorlar. Raporlamak için ayrılması gereken süreler kısalıyor, radyoloji uzmanlarının çalışma süreleri yasal sınırların üzerine çıkıyor, dinlenme hakları gasp ediliyor.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın poliklinik başvurularını, ameliyatları, laboratuar ve görüntüleme yöntemlerinin kullanımını yapay olarak arttırmasının ve buna bağlı olarak hekimlerin çalışma koşullarını ve hizmet kalitesini olumsuz yönde etkilemesinin önüne geçilmeli. Kısıtlı parasal kaynağımız pahalı tanı ve tedavi yöntemleri yerine etkili bir koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmeti inşa etmeye harcanmalı. İşte o zaman sağlıkta gerçek bir “devrim”den söz edilebilir.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler