Gezi Davamızın gerekçeli kararı: “Kamu hizmetlerinin örgütlenmesinde tabip odaları yetkili ve yükümlüdür”

Tarih : 01 Nisan 2015

çetin-atasoy-köşeDr. Çetin Atasoy

ATO Yönetim Kurulu Başkanı

Hatırlayacaksınız, Sağlık Bakanlığı’nın Gezi Parkı protestoları sırasında Ankara Tabip Odası’nın kendisinden izinsiz olarak sağlık hizmet birimleri oluşturulmasını organize ettiği iddiasıyla odamızın Yönetim Kurulu’nun ve Onur Kurulu’nun görevlerinin sona erdirilmesi ve yerlerine yenilerinin seçilmesi talebiyle 27.1.2014’te açtığı dava Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 20.2.2015 tarihinde reddedilmişti.

Bu davanın gerekçeli kararı yakın zamanda yayınlandı. Gerekçeli karar hekim bağımsızlığının, acil durumlarda hekimlerin yükümlülüklerinin, tabip odalarının büyük toplumsal olaylarda acil sağlık hizmetlerini örgütlemek için yetki ve yükümlüğü bulunduğunun altını çiziyor. Duruşmada dinlenen tanıklar özetle Sağlık Bakanlığı’nın olayların boyutuyla orantılı sağlık hizmeti sağlayamadığını, yaralıların fişlenmekten korktuğu için resmi sağlık kuruluşlarına başvurmaktan korktuğunu, hekimlerin insanların hayatlarını kaybetmemesi ve yaralanmaların kalıcı sakatlıklara dönüşmemesi adına yaralılara gönüllü sağlık hizmeti verdiklerini, bu olmasaydı ölü ve kalıcı sakatlık sayısının çok daha fazla olabileceğini ifade etmiş, dava dosyasındaki belgelerden İl Sağlık Müdürlüğü’nün denetimlerinde Sağlık Bakanlığı’nın iddia ettiği şekilde revire rastlanmadığı anlaşılmıştı. Mahkeme, gerekçeli kararında, hekimlik mesleğinin etik kurallarına atıf yaparak hekimin öncelikli görevinin insanın yaşamını ve sağlığını korumak olduğunu, hekimin görevi ve uzmanlığı ne olursa olsun gerekli tıbbi girişimlerin yapılamadığı acil durumlarda ilk yardımda bulunacağını tespit etmiştir.

Gerekçeli karardaki şu saptama çok önemlidir: “Sağlık Bakanlığı’nın acil sağlık hizmetleri örgütlemesinin varlığı tabip odalarının ve birliğinin kamu hizmetleri örgütlenmesindeki yetki ve yükümlülüklerini dışlamaz”.
Sağlık Bakanlığının bu davadaki temel savının ATO’nun kendisinden izin almadan sağlık hizmetini organize etmesi olduğunu hatırlarsak, bu saptamanın hekim özerkliği ve tabip odalarının bağımsızlığı anlamındaki değeri çok daha açık olarak ortaya çıkmaktadır. Mahkeme bakanlığa hekim örgütünün yükümlülüklerini hatırlatmış, bu yükümlülükler için yetki kullanmasının doğal olduğunu da dolaylı olarak bildirmiştir. Gerekçeli kararda ATO’nun Gezi Olayları sırasında takındığı tutum, Sağlık Bakanlığı’nın iddia ettiği gibi sağlık işletmesi kurmak değil, gönüllü hekimlerin deontolojik/yasal yükümlülüklerini meslek kurallarına uygun biçimde yerine getirmeleri amacıyla yapılan geçici bir iş örgütlenmesi olarak tanımlanmıştır.

Gerekçeli karar şu cümle ile bağlanmaktadır: “…bu tür büyük olaylarda sahada sağlık hizmeti verilmesi gerekeceği,…, davacının (Sağlık Bakanlığı’nın) sağlık hizmetinin yeterli olmadığı,…, gönüllü hekimlerin görevlerinin şartı ve insanlık gereği olarak insan hayatını kurtarmayı amaçlayarak müdahalelerde bulundukları, davalı kurumun (ATO) ise gönüllülerle bu işlemleri koordine etmeye çalıştığı, davacının belirttiği anlamda sürekli kamu hizmeti üretmenin bulunmadığı,…, kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.” Görüleceği üzere, Sağlık Bakanlığı açtığı bu dava sonucunda Gezi Direnişi sırasında yeterli sağlık hizmeti veremediğini mahkeme kararı ile tescil ettirmiştir.

Özetle, mahkeme, Sağlık Bakanlığı’nın hizmette yetersiz kaldığını, gönüllü hekimlerin ve Ankara Tabip Odası’nın çabaları ile daha fazla ölüm ve kalıcı sakatlığın önlendiğini, bunun hekimler açısından bir görev olduğunu, tabip odalarının büyük toplumsal olaylarda resmi otoriteden bağımsız olarak acil sağlık hizmeti örgütleme konusunda yetkisi ve yükümlülüğü bulunduğunu ortaya koymuştur. Sağlık Bakanlığı’na teşekkür ederiz. Hayırdan şer çıkarmaya çalışıyorlardı, şerden hayır çıkmış oldu. Sayelerinde iyi hekimlik onaylandı, hekim özerkliği tescillendi, tabipler birliğinin ve tabip odalarının kurumsal bağımsızlığı belgelendi. Bizim bunlardan hiç kuşkumuz yoktu gerçi…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorumlar (1)
  • 02 Nisan 2015 tarihinde M. ŞükrüGüner tarafından

    Kıymetli ATO Başkanımızın yazısı; Hukuki Mücadelenin ne kadar önemli olduğunu, bu anlamda bu mücadelede “Bir şey çıkmaz” demenin yanlış olduğunu, Direnmek ve Mücadele Etmenin ne denli önemini gösterdi.

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Arşivler