TUS’ta yöntem tartışmaları

Tarih : 02 Mart 2015

tus sınav

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) ilkbahar döneminin 19 Şubat-4 Mart 2015 arasında yapılacak başvuruları açık uçlu soru tartışmaları eşliğinde başladı.

Hekim Postası

ÖSYM internet sitesinde, “2013-TUS Sonbahar Dönemi İdare Mahkemesi Kararıyla İptal Edilen 6 Soru Sonrası Yapılacak İşlemler Hakkında Açıklama” başlığıyla yayınladığı açıklamanın sonuç bölümünde yer verdiği “Benzer sorunların oluşmaması için açık uçlu sorularla sınav (yazılı sınav) sistemi TUS’ta da uygulanacaktır” ifadesi ile başlayan tartışma CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın verdiği soru önergesiyle Meclis’e taşındı.
“Şaibeli sonuçlara zemin hazırlar”
Atıcı, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Türkçe, Latince ve İngilizce karışımı bir dili olan tıp bilimleri sınavında açık uçlu soru sorulmasının şaibeli sonuçlara zemin hazırlayacağını öne sürdü.

Atıcı, önergenin devamında Davutoğlu’ndan “Tıpta Uzmanlık Sınavının yöntemi hakkında, Türk Tabipleri Birliği, uzmanlık dernekleri veya ilgili anabilim dallarından görüş alınmış mıdır, alındıysa hangilerinden görüş alınmıştır, hangi kurumlar bu sınavlarda açık uçlu soru sorulmasını önermiştir, tıp bilimlerinde açık uçlu sorulara verilen cevaplarda Türkçe, Latince, İngilizce kelimelerin doğuracağı karmaşa nasıl önlenecektir, çoktan seçmeli test sorularında bile hata bulunurken yazılı olarak istenen cevaplar hangi yöntemle standart hale getirilecektir, sınavı değerlendirenler arasındaki farklı yorumlar nasıl engellenecektir, el yazısının iyi okunmaması veya yapılan kısaltmalardan doğan karmaşa nasıl önlenecektir, yazılı sınav kağıtları ve her bir soruya verilen puan, sınav sonrasında görülebilecek midir, binlerce insanın girdiği bu sınavların sonuçları ne kadar zamanda açıklanabilecektir?” sorularına yanıt vermesini istedi.
Tartışmalar sonrasında gerek ÖSYM gerekse YÖK üniversite sınavında açık uçlu soruya geçileceği iddialarını kesin dille yalanlarken TUS’ta yapılmak istenen değişiklikten bahseden olmadı.

tus sınav2

Ağırlığı metreyle ölçemezsiniz
Öncelikle TUS’un amacını, neyi, nasıl ölçtüğünü tartışmak gerektiğini belirten Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Durak “TUS, aslında neyi ölçtüğünü bilimsel olarak gösteremediğimiz bir sınav, bu sınavı hazırlayanların da neyi ölçtüğünü açıklayabileceğinden emin değilim. Tıp Fakültelerinde eğitim yapan disiplinlerden, ölçtüğü amaç belli olmayan sorular toplanıp belli sayıda ve disiplinlere göre belli bir oranda bir araya getirilip oluşturulmuş sınav setleri ile uygulanıyor. Sınav böyleyken ister çoktan seçmeli, ister açık uçlu soru sorulsun doğruyu yapmış olmazsınız. Öncelikle uzman olacak hekimde arayacağımız özelliklerin ne olduğuna karar vermeliyiz ki ölçme aracımız ve değerlendirme yöntemimiz ne olacak belirleyebilelim. TUS böyle tasarlanmış bir ölçme aracı değil. En önemli özelliği herkes aynı sınava girdiği için eşitlikçi olması. Yoksa bu sınavla gerçekten uzmanlık eğitimine başlayabilme kararı verileceğini düşünmüyorum. Örneklemek gerekirse ölçtüğümüz özelliğin ağırlık olduğuna karar verirsek tartı kullanmayı seçeriz, metre değil. İşte biz bunu kararlaştırmış değiliz” dedi.

Biri santimetre ise diğeri inç
Çoktan seçmeli ve açık uçlu sorular arasındaki farkı “biri santimetre ise diğeri inç” diye açıklayan Durak “Literatür açık uçlu sorular ile çoktan seçmeli sorular arasında ölçülen özelliği, ölçme gücü anlamında kayda değer bir fark olmadığını söylüyor. ÖSYM’nin ‘açık uçlu soruyla daha çok şeyi ölçeceğiz’ argümanı da burada düşüyor. Daha çok şeyi, daha derin bilgiyi ölçeceğiz deniliyor ama bunun bilimsel arka planını açıklamıyorlar” diye konuştu.

Yanlışlık soru tipinde değil soruda
Kişi sayısının açık uçlu soru kullanımının önünde engel olmadığını belirten Durak, TUK adına bu sınavı yapan ÖSYM’nin tek başına açık uçlu soruya geçme kararını vermesinin doğru olmadığına işaret etti. ÖSYM’nin “yanlışlıkların önüne geçme”yi bir diğer argüman olarak kullandığını ifade eden Durak, bu durumun soru tipi ile değil, doğrudan soru ile ilgili olduğunu belirtti. Bilgiyi üst düzeyde ölçebilecek soru hazırlamanın zor olduğunu ve Türkiye’deki tüm öğretim üyelerinin bu düzeyde soru yazabildiğini düşünmediğini söyleyen Durak, nitelikli ve üst düzey bilişsel becerileri yoklayabilecek çoktan seçmeli soru yazabilen öğretim üyelerinin aynı kalitede açık uçlu soru da yazabileceklerini söyledi.

Şeffaf değil
TUS kapsamında seçilip sınav setlerine yerleştirilen soruların seçme aşamasının kamuoyu için şeffaf olmadığını belirten Durak sözlerini “TUS soru kitapçıklarında kullanılacak sorulara kimlerin hangi ölçütlerle karar verdiğini bilmiyoruz. Soruları da ÖSYM ya kendi merkezinde ya da anlaştığı üniversitelerde günler düzenleyerek, öğretim elemanlarına kaynaklar eşliğinde kendi gözetmenleri denetiminde yazdırıyor. Soru yazımı ve teknik özelikleri için bir takım temel kuralları var. Bunları biliyoruz ama sonrasında bu sorular nasıl bir değerlendirme ve seçme sisteminden geçiriliyor, hangi yolla bir sınav setinin içine dahil ediliyor, bunlar bizim için kapalı süreçler” diye sürdürdü.

TUS eğitim programının hedeflerine karşılık gelmiyor
Durak, açık uçlu soru tartışmalarının TUS’un niteliğine dikkat çekmesi açısından önemli olduğunu söyleyerek şu an adaylar ve dershanelerin açık uçlu soruları öngöremedikleri için endişeli olduklarını düşündüğünü ifade etti. TUS’un şu anki tıp fakültesi eğitim programlarındaki kazanımlar ve hedeflere karşılık gelmediğini, öğrencilerin üçüncü sınıftan itibaren dershanelere mahkum edildiğini ifade eden Durak uzman hekim olabileceklerin sadece bilgiyi ölçen tek bir sınavla belirlenmesinin uygun olmadığını sözlerine ekledi.

Başka bir formata dönüştürmek gerek
Durak sözlerini “Öğrencilerin, zaman, emek, para harcamasını önlemek, TUS ve dershane sorununu çözmek için Tıpta Uzmanlık Seçme ve Yerleştirme Sistemi’nin eşitlik unsuru zedelenmeden mevcut halinden öteye tek bir sınava indirgenmiş olarak değil, belki aşamalı, belki alanlara ayrıştırılmış, öğrencinin kendi öğretim programı çerçevesinde öğrenmesini teşvik eden başka bir formata dönüştürmek gerek” diye sürdürdü.
Açık uçlu soru tartışmalarının gereksiz olduğuna işaret eden Durak, TUS’un, Ulusal Çekirdek Eğitim Programı’nın hedeflerini ölçen, uzmanlık derneklerinin her birinin, önereceği programa başlamak için gereken yeterlikleri de içeren bir şekilde tasarlanmasının doğru olacağını söyledi.

İyileştirme gerekli ama nesnellik de şart
TUS’ta açık uçlu soruya karşı TTB Tıp Öğrencileri Kolu (TÖK), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Öğrenci Komisyonu ve Ankara Tabip Odası Asistan Hekim Komisyonu, 5 Şubat’ta ortak basın açıklaması yaptılar. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası önünde toplanan tıp fakültesi öğrencileri, asistan hekimler, ATO ve TTB yöneticileri, buradan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yürüdüler. “Açık uçlu TUS’un ucu nereye çıkar” yazılı bir pankart taşıyan öğrenciler yürüyüş sırasında “ÖSYM bizi dinle”, “Açık uçlu TUS’a hayır” sloganları attı.

ATO Başkanı Prof. Dr. Çetin Atasoy yaptığı konuşmada “Kuşkusuz, mevcut sınav sistemi de bir çok olumsuzluk barındırıyor. Bu sistem ezberlemeyi özendiren bir sistemdir, kavramayı ölçmekten çok uzaktır. Bu sistemin iyileştirilmesi zorunludur. Ancak bunu yaparken, doğru bir üslupla, ilgili çevrelerin, tıp eğitimi anabilim dallarının ve mutlaka meslek örgütünün görüşlerini almak gerekir. Geçilecek yeni ölçme sisteminin nesnelliğinin garanti edilmesi zorunludur” dedi.

TTB’den ÖSYM’ye çalıştay teklifi
Türk Tabipleri Birliği (TTB) heyeti de TUS ile ilgili açıklamalarından sonra ÖSYM’yi ziyaret etti. Görüşmede heyet, ÖSYM’nin açıklamalarına itirazlarını ve genç hekimlerde ortaya çıkan kaygıyı aktardı. Heyet, TUS’un hem tıp eğitiminin niteliğinin artırılması, hem de bilgiyi ölçebilmek adına daha nitelikli bir sınav olabilmesi için ÖSYM ile ortak çalışma yapmaya hazır olduğunu ifade etti. ÖSYM, üniversiteler, Sağlık Bakanlığı ve TTB’nin birlikte konuyu ele alacakları bir çalıştay yapma önerisi sunuldu. Böylesi bir çalışma yürütülmeden açık uçlu sorulara geçilmesinin kaygıları artıracağı, sınavlara katkı sağlamayacağı ve yeni sorunlara sebep olacağı belirtildi.
TTB konuyla ilgili olarak tıp öğrencilerinin katılımını hedefleyen bir de imza kampanyası başlattı.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler