Memleketimden İnsan Manzaraları

Tarih : 22 Aralık 2014

ebru basaDr. Ebru Basa

ATO Genel Sekreteri

Sosyal Güvenlik Kurumu 2011 yılında Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yaptığı bir değişiklikle 6 yaşın altındaki “ileri derecede zeka özrü” olan Mukopolisakkaridozis hastalarının tedavisine kısıtlama getirdi. Hastalığın tedavisi için zorunlu olan enzim preparatı 50 IQ zeka bölümü sınırını geçemeyen hastalar için artık ödenmeyecekti. Somalı bir maden işçisinin çocuğu olan Beytullah Hakyeri’nin tedavisi SGK’nın söz konusu kısıtlaması nedeniyle üç yıl boyunca kesintiye uğradı çünkü ilacın bir haftalık kullanım bedeli baba Cengiz Hakyeri’nin bir yıllık maaşına denk geliyordu.

2014 yılında Sağlık Bakanlığı MPS hastalarına uygulanan zeka testi koşulunu kaldırınca Beytullah’ın tedavisine devam edebilmesi için yeniden bir rapor düzenlendi ancak raporun düzenlenmesinden iki gün sonra aradan geçen üç yılda sağlık durumu giderek kötüleşmiş olan Beytullah Hakyeri hastaneye yatırıldı ve 45 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti.

Mukopolisakkaridoz hastalığı ender görülen bir kalıtımsal hastalık. Hastalığın en belirgin bulgusu zeka geriliği. Üretilemeyen ya da yetersiz olan enzimin yerine konması ise bu hastalığın tedavisinin değişmez koşulu. Enzim preparatının güncel kutu fiyatı ise 2925 Avro. Beytullah, tedavisi SGK tarafından karşılanmakta iken, bu ilaçtan ayda 8 kutu kullanmakta imiş.

Baba Cengiz Hakyeri işin ” fıtratı gereği” ölmemiş hasbelkader sağ kalabilmiş madencilerden. Çocuğunun ölümünün ardından geriye yoksulluğun yürek burkan aritmetiği kalmış: “Beytullah’ın bir haftalık ilacı 16 bin lira civarında; bir haftalık ilacı benim bir yıllık maaşıma bedeldi. Ben bir maden işçisiyim. O ilacı nasıl alabilirdim ki? ”

Son Sağlık Uygulama Tebliğine (SUT) göre “ileri derecede zeka özrü” olduğu belirlenen 2 ila 6 yaş arasındaki MPS hastalarının tedavisi halen karşılanmıyor. SGK’nın MPS hastalarını yaşına ve zeka bölümüne bakarak tasnif etmesinde ve tedaviye bu tasnife göre karar vermesinde bir tür iktisadi rasyonalite gördüğü anlaşılıyor.

Açıklan(a)mayan ve fakat tüyler ürpertici bir iktisadi rasyonalite…

Basri Vardar hayatını kaybetmeden önce basında “elektrik borçlarını ödemediği için tutuklanan kanser hastası” olarak yer bulmuş bir yurttaşımız. Basri Vardar sağlığını kaybettiği için çalışamamış, çalışamadığı için elektrik borcunu ödeyememiş ve bu nedenle 11 ay tutuklu kalmış.

Adli Tıp Kurumu raporuyla ilik nakli yapılmak üzere serbest bırakılmasının ardından naklin ertelenmesi üzerine yeniden cezaevine girmesi söz konusu olunca BEDAŞ çalışanları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yardımıyla borcu ödenmiş ancak hemen ardından eşiyle birlikte bu kez de su borcunu ödemediği gerekçesiyle yargılanmış. 31. Asliye Ceza Mahkemesi çiftin ıztırar yani “kusuru ortadan kaldıran zorunluluk” nedeniyle suç işlediğini kısacası başka seçeneği kalmadığı için bu yola başvurduğunu kaydederek beraatine karar vermiş. Hakimin dava karar gerekçesinde sanık Basri Vardar’ın kanser gibi sürekli ve masraflı bir hastalığı nedeniyle ödeme güçlüğüne düştüğü ve hastalığın devamı süresince su kullanımının zorunluluğu karşısında başka çaresinin kalmadığı belirtiliyor.

Basri Vardar malulen emekli olmuş fakat yeni Türkiye’nin bir ironisi olarak iyileşmiş olabileceği gerekçesiyle maaşı kesilmişti. Karara itiraz eden Vardar itirazının sonucunu öğrenemeden hayatını kaybetti.

Multipl myelom nedeniyle hayatını kaybeden Vardar’ın maluliyetine “çalışma gücünün en az yüzde 60’ını kaybetmemiş olduğu gerekçesiyle “ itiraz edilmiş olduğu ise ölümünden bir ay sonra evine yollanan yazıdan anlaşıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu kanserden ölen Vardar’ın çalışamayacağına ikna olmamıştı. Asliye Ceza Mahkemesi hakiminin hakkaniyetli kararına rağmen aynı insanlık dışı iktisadi rasyonalite ile bu örnekte de karşılaşıyoruz.

Söz konusu iktisadi rasyonaliteye göre doğumsal ya da edinsel nedenlerle toplumsal üretime katkıda bulunamayan bireylerin sağlıklı olma ve yaşamda kalma hakkı kısıtlanabilir ya da bir başka deyişle gözden çıkarılabilir çünkü kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.

Çünkü fıtratı böyle. Fıtratında var.

 

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler