Enfeksiyonlarda kimse istisna değil

Tarih : 22 Aralık 2014

enfeksiyon-aşı

Hepatit, HIV, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, grip gibi temas, hava, kan yoluyla bulaşması mümkün pek çok hastalığın tedavisi için yoğun emekle çalışan enfeksiyon hastalıkları uzmanları sadece kendi dalları için değil tüm sağlık çalışanlarının sağlığını korumak adına bütüncül bir plana sahip olunması gerektiğini söylüyorlar.

Hekim Postası

Bir yanda sağlık sisteminin çöktüğü ülkelerden gelen yoğun mülteci girişi, diğer yanda Ebola, MERS CoV salgınları enfeksiyon alanında çalışan sağlık çalışanlarının sağlığını korumak için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı sorusunu akıllara getirirken Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi  Doç. Dr. Ediz Tütüncü hastaneden edinilmiş ya da hastalardan bulaşan hastalıkların sadece enfeksiyon hastalıkları branşının değil tüm sağlık çalışanlarının sorunu olduğunu aktardı. Tütüncü “Bu tür enfeksiyonlarda kimse istisna değil. Bu nedenle tüm sağlık çalışanlarının sağlığını korumak için bütüncül bir plana sahip olmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Hastaların erken tanımlanmasından, idari faaliyetlere, havalandırma, dezenfeksiyon işlemlerini içine alan politikalardan, mühendislik önlemleri ve kişisel koruyucu malzeme kullanımına varıncaya geniş kapsamlı bir uygulama demetinden söz edilmesi gerektiğini anlatan Tütüncü enfeksiyon riskine karşı sağlık çalışanlarının eğitilmesi ve aşılanmasının önemli olduğunu aktardı.

Sağlık çalışanlarının aşılanması önemli
Riskli hastaların kümelendiği enfeksiyon hastalıkları alanında çalışmak sağlık çalışanları açısından riski artırıcı bir rol oynuyor. Enfeksiyon alanında çalışanlar kişisel koruyucu önlemleri alma konusunda diğer branşlara oranla daha yüksek farkındalığa sahip olsalar da, performans sisteminin yarattığı yoğun iş yükü bu önlemlerin atlanmasına sebep olabiliyor. Çalışanların sağlıklarını korumaya yönelik eğitimler de iş yükü nedeniyle önemsenmeyebiliyor. Tütüncü “Performans sistemi nedeniyle iş yükü bugün hastanelerde kabul edilebilir düzeyin çok üstünde. Bir hekim olarak hastane idaresine “çok hasta bakılıyor, bunu azaltın” deme şansımız olmadığı sürece çalışanın korunmasına odaklanmalıyız” diye konuştu.
Tütüncü polikliniklerin iş yükü içinde sağlık çalışanlarının enfeksiyonların çoğundan aşı ile korunabileceğine dikkat çekerek aşılamayla ilgili pratiğin tek elden yürütülmesi ve hastanelerde sağlık veri tabanı oluşturularak bunların izlenebilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Hava yolu izolasyonunu sağlayacak oda sayısı sınırlı
Hastanelerin herhangi bir salgın hastalık karşısında ne kadar hazır olduklarını söylemenin zor olduğunu belirten Tütüncü “MERS gibi ya da geçmiş yıllarda SARS ve kuş gribinde olduğu gibi bu tür hastalıkların izlenmesinde gerekli alt yapının olduğunu söylemek mümkün değil. Hastanelerimizin pek çoğunda hava yolu izolasyonunu sağlayacak oda sayısı son derece sınırlı ya da yok. Bu işin alt yapı kısmını halletmek biraz daha zor” diye konuştu.

Enfeksiyon kontrol komitesi standart oluşturdu
Hastanelerin fiziki yapılarındaki eksiklere karşın kişisel koruyucu malzemelerin kullanılması, idari önlemler ve hastaların erken tanımlanması konularında ciddi bir yol alındığını belirten Tütüncü sözlerini “Enfeksiyon kontrol uygulamalarının sağlık hizmetlerinde kendine yer edindiğini düşünüyorum. Hastanelerimiz enfeksiyon kontrol komitesi uygulamaları ve kalite uygulamaları çerçevesinde bir standarda ulaştı. O standart her yerde benzer biçimde sağlanıyor mudur, şüphem var, ama en azından ne yapılması gerektiği biliniyor diye düşünüyorum. Kişisel koruyucu malzeme temini konusunda geçmişi bilen birisi olarak on sene önce sahip olmayı düşünemeyeceğiz imkan ve sisteme sahibiz. Öyle ya da böyle kurumsal bir yapı oluşturdu enfeksiyon kontrol komitesi uygulaması.” diye sürdürdü.

 

 

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler