TÜSEB

Tarih : 22 Aralık 2014


gülriz-erisgen   

 

Dr. Gülriz Erişgen

Hekim Postası Yayın Kurulu Üyesi

 

Kasım ayında sağlık ve bilim alanında önemli bir gelişme oldu ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının kurulmasını öngören yasa geçti. TTB akademisyen ve hukukçular ile birlikte TÜSEB’i değerlendiren bir rapor hazırladı.

Merkezi İstanbul’da olan Başkanlığın bünyesinde, çalışma konuları kanser araştırmalarından, tamamlayıcı tıp ve akreditasyona uzanan altı enstitü yer almaktadır, gerektiğinde Bakanlar Kurulu kararıyla yeni enstitülerin kurulabilmesi de söz konusudur.

Temel görevi Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulamak olan TÜSEB’in yönetim kurulu başkanı Sağlık Bakanıdır, yedi üyesinden beşi Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Başkan, başkan yardımcısı, genel sekreter “gerektiğinde” görev süreleri dolmadan  görevden alınabilmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri ve bazı Avrupa ülkelerinde sağlık alanında “enstitü” olarak isimlendirilmiş, sağlıkta ulusal politikalara uygun olarak çalışma alanlarını belirleyip bilimsel çalışmalara altyapı oluşturan ve destekleyen kurumlar bulunmaktadır. Bu kurumların yönetiminde bilim insanlarının ağırlıklı olduğu, kurumun özerk ve bağımsız karar verme mekanizmasına sahip olduğu görülmektedir. Örneğin ABD’de benzer bir yapı gibi olarak ele alabileceğimiz NIH (National Institute of Health) bilim insanlarınca yönetilmektedir. Yöneticilerin, organizasyon, planlama gibi işleri olduğu görülmektedir. Kurum bütçesi ve ne şekilde kullanılacağı Kongre’de değişen sağlık gereksinimleri doğrultusunda belirlenmektedir. Başkanının Sağlık Bakanı, yedi üyesinden beşinin Sağlık Bakanı tarafından atanan TÜSEB’in yapısının ise bilimsel çalışmaların olmazsa olmazı özerklikten yoksun olduğunu görüyoruz.

Tasarıya göre, TÜSEB, ARGE yapacak; şirket kuracak; teknopark, kuluçka merkezi, teknoloji merkezi, teknoloji transfer ofisleri, proje geliştirme ve bilgi aktarım merkezleri, bilim merkezi, bilim parkı vb. kuracaktır. TÜSEB, görevleri kapsamında gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilecektir. Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda bulunanların TÜSEB’de çalıştıkları süreler, akademik unvanların kazanılması, yükseköğretim kurumları dışında kullanılması ve diğer özlük işlemlerinde değerlendirilmesi bakımından yükseköğretim kurumlarında geçmiş sayılacaktır. Ancak “hangi gereksinim ve gereklilikler” doğrultusunda bunların yapılmasına karar verileceği açık değildir.

Yasaya göre TÜSEB kamu tüzel kişisi sayılmaktadır. Bu, TÜSEB’in kamu adına yetki ve kamu kaynağı kullanacağı anlamına gelmektedir. Hüküm bulunmayan hallerde ise özel hukuk hükümlerine tabidir. Bu da tıpkı bir özel hukuk tüzel kişisi gibi kuruluş metninde yer alan her alanda serbestçe faaliyette bulunabileceğini ifade etmektedir. Enstitünün yapılacak araştırmaların patent alanlarına göre belirlenmesi, fikri mülkiyet oluşturmak üzere hareket etmek, satmak bu amaçla her türlü yerli ve yabancı kişi ile ortaklık kurmak yönünde görevleri bulunmaktadır. Yasa, sağlığın TÜBİTAK’ı olacağı ifade edilen TÜSEB’e kamu kaynaklarını kullanma açısından TÜBİTAK’tan çok daha geniş ve ayrıcalıklı imkanlar sağlamaktadır.

Bu yapılanma, bir süredir bilimi ve eğitimi ticarileştirmeye yönelik uygulamaların sağlıktaki devamı niteliğindedir. Toplumun sağlık gereksinimlerine göre gerekli bilgi ve teknolojinin üretilmesi amacı ile bağdaşmamakta, kamusal bir çerçeve altında sermayenin gereksinimlerini giderebilecek biçim oluşturmaktadır.

Dünya örneklerinde de benzer bir eğilim görülmektedir. Üniversite-sanayi işbirliği yapılanmaları ile bilimsel üretimler ticari kullanıma açılmış, patent yasaları ile daha ucuz ve nitelikli üretimlerin kullanımı kısıtlanmıştır. Sağlık alanında bu uygulamalar ulaşılabilirliği ve eşitliği bozmuştur.

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler