TUS kadroları İMKB ile yarışıyor

Tarih : 27 Mart 2014


Sağlık Bakanlığı, tıp fakültelerinin asistan sayılarına bir türlü karar veremedi. Kimi yıllar düşüp kimi yıllar artan TUS kadrolarındaki iniş çıkış İstanbul Menkul Kıymetler Borsasını geçti.

Tıp fakültelerine verilen asistan kadrosu sayıları dalgalanıyor. Ankara’nın köklü tıp fakültelerinden Ankara, Gazi ve Hacettepe’nin 2005 yılından bu yana azalma eğilimi gösteren kadro sayıları, 2013 yılında bir önceki yıla göre yükselişe geçti. Buna karşın İstanbul Üniversitesi Çapa ve Cerrahpaşa tıp fakültelerinin asistan sayısı 2005’e oranla yarı yarıya azaldı. Tıp fakülteleri ve eğitim ve araştırma hastanelerine verilecek asistan kadrolarında fiilen tek söz sahibi olan Sağlık Bakanlığı’nın bu kadroları nasıl planladığı ise muamma.

Doğru planlama gerekli

Türkiye’de uzman ihtiyacının, olması gerektiği gibi rakamlarla hesaplanıp yıllara göre bir projeksiyon çizildiğini düşünmediğini söyleyen Doç. Dr. Selçuk Dağdelen, “Bunu yapabilmek için basamaklı referans sistemini getirmek, hangi hasta grubunun aile hekimliği düzeyinde, hangi hasta grubunun yan dal düzeyinde bakılacağını planlamak gerekir. Ancak buna göre hastalık yükleri tanımlanması yapılabilir, uzman ihtiyacı da ancak bundan sonra ortaya konulabilir” dedi.

Asistanlar ile öğretim üyeleri karşı karşıya getiriliyor

Performans sisteminin getirdiği yük ve azalan kadrolar nedeniyle eğitimlerin aksaması, Türkiye genelinde asistan eylemlerinin de çıkış noktası oldu. Doç. Dr. Dağdelen, artan iş yükünün asistan eğitimlerini olumsuz etkilemesi karşısında, performansa dayalı hizmet sunumunu teşvik eden siyasi otoritenin kendi sorumluluğunu üzerinden atmak için asistanlar ile öğretim üyelerini karşı karşıya getirdiğini belirtti.

Bedelini ülke olarak ağır bir şekilde ödeyebiliriz

Hastalara sunulan sağlık hizmeti ve asistan eğitimlerinin birbirinden ayrı planlanmasının doğru olmadığını aktaran Dağdelen sözlerini, “2011’den beri baktığımızda eğitim ve hizmetin farklı şekilde yönetildiğini, birbiriyle ahenkli planlanmadığını görüyoruz. Yetiştirdiğimiz asistanların bilgi, beceri ve hünerleri hepimizi ilgilendiriyor. Bunun bedelini ülke olarak ağır bir şekilde ödeyebiliriz.” diye sürdürdü.

Anabilim Dalları Başkanları Konseyi kurulmalı

Türkiye’de hekimliği ve tıp eğitimini ilgilendiren birçok kararı meslek örgütleri ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapmadan merkezi otoritenin planlaması sorunları çözümsüz bırakıyor. Ülke çapında planlama yapılabilmesi, proje üretilebilmesi için merkezi otorite tarafından dikkate alınacak bir danışmanlık organizasyonuna ihtiyaç duyulduğunu anlatan Dağdelen, çözümün, 7. Tıpta Uzmanlık Eğitim Kurultayının sonuç bildirgesinde de yer alan uzmanlık dernekleri temsilcilerden oluşturulacak Anabilim Dalları Başkanları Konseyi olduğunu söyledi.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler