Taşeron OSGB Yapılanması ve İşyeri Hekimlerinin Geleceği

Tarih : 19 Şubat 2014


Taşeron OSGB Yapılanması ve İşyeri Hekimlerinin Geleceği

Dr. Sedat Abbasoğlu

ATO İşçi Sağlığı İşyeri Hekimliği Komisyon Üyesi


2011 yılında İstanbul’da yapılan 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenli Kongresi’nde Çalışma Bakanı, işçi sağlığı alanını düzenleyen önemli bir yasanın hazırlıklarını tamamladıklarının ve bu yasa ile birlikte iş kazalarının ve meslek hastalıklarının azalacağı, çalışma yaşamında yeni bir dönemin başlayacağı “müjdesini” veriyordu. “Verimlilik”, “İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü” gibi sermayenin dili ile kulağa “hoş gelen” söylemlerle bir illüzyon yaratılmıştı. Emek cephesinden bakanlar, süreci işçi sınıfı penceresinden okuyanlar, siyasal iktidarın çıkarmakta olduğu yasa ile işçi sağlığı alanının altüst olacağını ve işçilerin başına nelerin geleceğini çok iyi biliyorlardı. Hazırlıkları ve propagandası 2005’li yılarda başlayan yasa Haziran 2012’de yürürlüğe girdi. İzleyen aylarda yasaya “yaşam” veren birçok yönetmelik yayınlandı.

“Öyle bir tablo ile karşı karşıya bırakılmak isteniyoruz ki; sanki kapitalist üretim ilişkileri içerisinde meslek hastalıkları ve iş kazalarına neden olan bu sistem üretim ilişkileri değil de bu sistem içerisindeki yasal eksiklikler ve ‘işverenin’ eksikliği, bireysel sorumsuzluğu, niyeti ve ‘çalışanların’ duyarsızlığı–bilgisizliği-niyeti gibi yansıtılıyor.” (MSG sayı 43). 6331 sayılı Yasa ile ilgili ayrıntılı değerlendirmeleri Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi’nin 43, 45, 46. sayılarında bulmak olanaklıdır.

Taşeronlaşmanın üretim süreçlerinin her aşamasında temel çalışma biçimi haline getirildiği bir dönemde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile işçi sağlığı alanında hizmet sunumunda taşeron bir örgütlenme hizmet sunum modeli olan Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) yaşama geçirildi. Kısa süre içerisinde bini aşkın OSGB kuruldu. Onlarca işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı taşeron OSGB’lerin çalışanı, işçisi olarak hizmet sunmaya başladılar. “Büyük işveren/sermayedar çalıştırdığı işçinin sağlık hizmetini OSGB’den, yani küçük işveren/sermayedardan alırken, OSGB’de hizmet veren işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanını kendi bünyesinde istihdam etti. Büyük sermayedar OSGB’nin işvereni durumuna geçerken, OSGB ise işyeri hekimi ve iş güvenli uzmanının işvereni durumuna geçti” (MSG sayı 45, 46).

Kuruluş amacı kar etmek olan OSGB’ler alana vahşice girdiler ve kıyasıya kapitalist rekabet başladı. Acımasız rekabet koşullarında OSGB çalışanları güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışmak durumunda kaldılar. Bir taraftan da tekil işyeri hekimleri işlerinden olmaya başladılar. Sınıfsal konumları aynı olan işyeri hekimleri, bu sistem içerisinde karşı karşıya geldiler.

OSGB’lerde Çalışan İşyeri Hekimlerinin Yaşadıkları Sorunlar

Düşük ücretlerle, iş güvencesinden yoksun çalışma,

Çalışma koşullarının insani olmaması (Çanta elinde gün içinde işyerinden işyerine yetişmeye çalışıp “işçi sağlığı hizmeti” vermek durumunda kalan işyeri hekimleri),

Tekil işyeri hekimi–OSGB çalışanı işyeri hekiminin rekabet eder duruma düşürülmesi,

Yönetmeliklerle kısaltılan işyeri hekimi çalışma süreleri nedeniyle emek yoğun çalışma,

Çözüm Önerileri

Mevcut verili durumda çeşitli önerilerin ve işyeri hekimliğinin internet ortamında tartışıldığını izliyoruz. İşyeri hekimlerinin kafaları karışık; “etik davranalım”, “rekabet etmeyelim”, “iyi niyetli OSGB’lerde çalışalım” şeklinde öneriler getiriliyor. OSGB değerlendirmeleri yapılarak  “kırmızı, yeşil, turuncu” gibi trafik ışıklarına benzetilen OSGB tanımları yapılıyor ve bu değerlendirmeler sonrası “yeşil” OSGB’lerde çalışmanın “yararları” anlatılıyor. Serbest piyasa koşullarında OSGB’ler arasında yaşanan rekabetin doğal olduğu dillendiriliyor.  Tartışmanın geldiği noktada, TTB’nin veya tabip odalarının OSGB kurması bile yazılıyor, söyleniyor.

Ne Yapmalıyız?

Gelinen noktada ne yapacağımızdan önce neyi yapmayacağımız konusunda düşüncemiz nettir; bu da meslek odalarının “alternatif OSGB” kurma ve piyasanın bir aktörü olma konumunda olmadığı, olamayacağıdır.

Ne yapmalıyız sorusuna yanıt aramak üzere 9 Şubat 2014 günü İşyeri Hekimleri Meclisi toplantısı yapıldı. Toplantı sonuç kararlarında; “İşyeri hekimlerinin iş güvencesi, ücretler ve özlük haklarıyla ilgili mücadelesinde hekim örgütünden doğru verilen desteğin yanında ve daha çok da sendikal mücadelenin gerekliliği vurgusunda ortaklaşıldı. İşyeri hekimlerinin sendikal mücadele içinde ‘hak arama-hak alma’ uğraşı vermesi ve bu konuda ‘işyeri hekimi sendikası’ kurulması değil ama var olan sendikalarla ilişkilenilmesinin gerekliliği kararı oybirliğiyle alındı.”

İşyeri hekimlerini önümüzdeki günlerde bekleyen en ivedi görev, ücretler, özlük hakları, iş güvencesi vb. konularda hangi araçlar ve ilkelerle mücadele edeceklerinin kararını vermeleridir.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler