Zaza’ya…

Tarih : 23 Aralık 2013

 

Zaza’ya…

Dr. Hande Arpat

 

Hepimizin bildiği üzere, AKP’nin Çorba Yasası ile iş yeri hekimliği sertifikası kaldırılarak işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri sermayenin insafına bırakılıyor. Bunun yanında sağlık hizmetlerinde ivmelenen gericileşme; sülük “tedavisi”, kupa “terapisi” gibi bilim dışı yöntemler sertifikaya bağlanıyor.

Bu kaygı verici uygulamalar mecburi hizmette yaşadığım, çok derinden sarsıldığım, son derece çaresiz hissettiğim ve örgütlü mücadelemize yeniden ve daha güçlü bağlandığım bir vakayı canlandırdı; korkunç bir iş cinayeti, maktulün ismi ZAZA.

….

O meşhur yirmi yedinci yaşındaydı Zaza.

Kasları spordan değil;

Amelelikten.

Çocuğu değil de, karısı vardı.

Ve evine azıcık ekmek sokmak için,

Sevdiklerine emanet bırakıp karısını,

Kalktı Gürcistan’dan geldi Taraklı’ya ağaç kesmeye;

Ayda 300 ağacı 300 liraya kesmeye.

Bir tır tankında bir köşe gösterdiler,

Dediler “Yatağın burası,

Şuradaki testere ve baltayla da

Keseceksin köknarları.”

Zaza  kanadı, Zaza terledi.

Testereyi kökledi durdu köknara.

Biriktirdi liraları,

Evine götürecekti ya…

 

Sonra bir sabah ambulanstan aradılar beni,

“Hocam ağır hasta getiriyoruz,

Hazır et servisini”

Zaza’yı getirdiler, dediler “Kalas düşmüş başına,

Gören duyan yok, bulduk dere kenarında.”

Boynu kırık, kafası dağınıktı Zaza’nın.

Ben onu kalbi atarken görmedim hiç;

Ben ölü bildim Zaza’yı.

Müdahale odasından çıktım dışarı;

Öyle ya, kefenlenecekti Zaza.

İki Laz kardeş, Zaza’nın patronları,

En çok akranlar Zaza’yla,

“Zaza öldü” dedim, biri vurdu başını duvara,

(Babası ölse böyle ağlamaz)

“Bittik biz lan” diye başladı ağlamaya.

Kardeşi durdurmaya çabaladı,

“Tamam abi, hallederiz abi.”

Hem kanun nizam, hem hükümet gibi babaları,

Hepsine hazırız dercesine sarıldı iki kardeş,

Sımsıkı.

Zaza ölürse ölsün de, onlara bir şey olmayaydı.

 

Sonra Jandarma Üsteğmen bir adım ardındaki

İki eri ile girdi koridordan,

Sert ve keskin adımlarla.

Zaza’nın kimliğini, olayın oluşunu sordular.

Patron kardeşler gerildiler, bunaldılar.

Sonra devlet plakalı şoförlü arabadan savcı indi

Girdi içeri, dedik “Zaza morgda.”

Savcı “cesede” gitti morga.

 

Bir Zaza vardı; “gerçekten.”

Gerçek bir “şey” için evinden ayrılan,

Kanayan, terleyen, yaşayan

Gerçekten bir Zaza vardı aralarında,

Öldü o da.

 

Jandarma Üsteğmen patron kardeşlere

“Siz benimle gelin” dedi.

Savcı Zaza’nın ölüm raporunu istedi.

Herkes gitti.

Zaza hala hepsinden gerçek;

Buz kesmiştir artık morgda,

Evine götürülecekti…

23.08.2010, Kocaeli

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler