Ahh Zsuzsanna!

Tarih : 10 Ekim 2013

Ahh Zsuzsanna!

Dr. Özden Şener

ATO Yönetim Kurulu Başkanı

Dünya Sağlık Örgütü sağlık 2020 politikaları ve kanıta dayalı politikalar oluşturma çalışmaları kapsamında 15 üye ülke temsilcilerinin katılımıyla İzmir’de düzenlenen DSÖ Güz Okulu’nda konuşan DSÖ Avrupa Bölge Ofisi Direktörü Zsuzsanna Jakab, “Türkiye’nin sağlık konusunda son 10 yılda gerçekten büyük gelişmeler yaptığını ve büyük beklentileri karşıladığını biliyorum. Özellikle çocuk ve anne ölümlerinin önlenmesi konusunda büyük ilerlemeler kaydedildi. Avrupa Birliği bölgesindeki ülkelerin Türkiye’den öğrenecekleri çok şey var. Sağlık bilgisi çok fark yaratabilir. Türkiye Cumhuriyeti sağlık bakanları son 10 yılda çok ilerleme kat etti. Sağlık hizmetlerinde ilerleme ve performans artırıldı.” dedi.

Müezzinoğlu da Türkiye’nin son 10 yıldır yürüttüğü, “Sağlıkta Dönüşüm Programı” hakkında katılımcılara bilgi sundu ve “Sağlığı herkese ve her kesime eşit ulaştırmak için azami gayret gösteriyoruz. Anne ve bebek ölümlerinde önemli düşüşler kaydettik. İnsanımızın yaşam süresini uzattık. Kazanımlarımızı ve başarılarımızı ölçebileceğimiz göstergeler, bize, doğru politikalar uyguladığımızı gösterdi.” dedi ve Türkiye’nin, son birkaç yıl içinde, bütün politikaların oluşmasında kullanılmak üzere nüfus ve diğer önemli istatistiksel verilerle ilgili kayıt sistemlerinde ciddi gelişmeler sağladığına işaret etti. (Kaynak: Medimagazin)

Bu “gelişmiş nüfus ve istatistik kayıt sistemleri” lafının nasıl bir palavra olduğu Bursa’da yapılan bir çalışmayla ortaya konmuştu. Uludağ Üniversitesi’nden Kayıhan Pala ve arkadaşları 2008 yılındaki bebek ölümü sayısını belirlemek üzere Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ile mezarlıklardaki kayıtları karşılaştırmışlardı. Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına göre 2008 yılında Bursa’da ölen bir yaş altı bebek sayısı binde 6.0 (34.362 infantta 206) iken mezarlık kayıtlarındaki sayı 795 (binde 20.8) idi. Makale Türk Pediatri Arşivi’nde yayınlanmıştı.

Gerçekten Türkiye’de bebek ölümleri söylendiği hızda azalıyor mu? Yoksa sağlığı, sayı saymasını bilmeyenler mi yönetiyor?

Türkiye’de gerçekten sağlık hizmeti iyileşiyor mu?

Ankara Tabip Odası’nın bu yılın Mart ayında yaptığı ankete yanıt veren 1120 hekimin sadece %6’sı mevcut sağlık sisteminin halka yeterli ve nitelikli sağlık hizmeti sağladığını düşünüyor iken, hekimlerin %94’ü mevcut sağlık sisteminin yaklaşımını “çok hasta bak da nasıl bakarsan bak” olarak görüyor; hekimlerin %87’si mevcut sağlık sistemi ile hastaların sağlığının ciddi bir riske atıldığını düşünüyor.

“Son 10 yılda yürütülen sağlıkta dönüşüm programı ülkemizdeki sağlık sorunlarını büyük ölçüde çözmüştür” cümlesine hekimlerin %8’i katılıyor.

Bakan’ın %74 hasta memnuniyetine işaret eden anketindeki sorular ise “yemek sıcak mıydı?”, “güleryüz var mıydı?” çeşidindendi. “İyileştiniz mi?”, “Kaç doktor dolaştınız?” gibi sorular yoktu Bakanlık anketinde.

DSÖ Direktörü Jakab’ın ve Müezzinoğlu’nun değerlendirmelerine, övgülerine dayanak yaptığı verilerin, istatistiklerin, anketlerin iç yüzü böyle!

Zsuzsanna Jakab Türkiye’de tıp öğrenci kontenjanının bir yılda 9000’den 12000’e çıktığını, bir hekimin günde 200 hasta bakabildiğini, yapılan ameliyat, çekilen MRI sayısının 10 yılda üç katına, tüketilen ilaç miktarının iki katına çıktığını, 4-5 görevde çalışabilen süpermen bürokratların, şirket de yöneten genel sekreterlerin varlığını, Türkiye’de kamu sağlık hizmetinin çökertilip özele nasıl alan açıldığını, bunlar yapılırken halkın sağlığının nasıl hiçe sayıldığını elbette biliyor.

Direktör’ün, Dr. Birinci’den de haberi var muhakkak. İstanbul Anadolu Kuzey Bölgesi Genel Sekreteri Dr. Şuayip Birinci çok ünlü özel hastanelerden otelcilik işinde tecrübeli kadrolar transfer etmiş; “Yatağa serilen çarşafların içindeki pamuk oranından bile bu arkadaşlar sorumlu olacak. Sadece İstanbul değil, tüm Türkiye’de kamu hastanelerinin olumsuz tüm imajı silinecek” diyor.

Kafa kafaya vermişler; gülüp eğleniyorlar!

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler