Gezi’nin Mesajı

Tarih : 11 Temmuz 2013

Gezi’nin Mesajı

Asistan Hekim Komisyonu

31 Mayıs 2013’te Türkiye tarihinin en önemli kırılmalarından birine şahitlik ettik. Başbakan’ın çapulcu olarak nitelendirdiği ve 10 yıllık AKP iktidarı dönemi haricinde hükümet görmemiş, daha doğrusu başbakan görmemiş gençlerin çoğunluğunu oluşturduğu yüz binler, bireysel hak ve özgürlüklerini korumak, ülkede var olmayan demokrasiyi göstermek ve gençliğin duyarsız olmadığını kanıtlamak için canları pahasına sokaklara aktı. Dış mihrakları işaret eden hükümet dış mihrakların kimler olduğunu da açıklama cesaretini göstermedi (çamur at izi kalsın). Bugüne kadar her türden işbirliğini yaptığı Avrupa ülkeleri ve Amerika mı acaba dış mihrak? Peki onlar dış mihraksa ülkede işbirlikçileri kim?

Sağlık alanı başta olmak üzere her alanda sınır tanımayan, ülkede demokratik mekanizmaları dikkate almayan, ülke bileşenlerini yok sayan ve demokrasiyi sandıktan ibaret gören iktidar halkın infialini farklı yorumlamakta ısrar etmektedir.

Gezi süreci tabandan başlamıştır. Çağrı olmamıştır. Toplum sokağa çıkmış ve ardından örgütlü sivil toplum harekete geçmiştir. Sokağa çıkan halkı temsil edebilecek bir yapı da henüz oluşmamıştır.

Gezi olayları, hükümetin politikalarının ve topluma bakışının sonucudur. Milli gelirden pay alamayan yokluk ve çaresizlik içerisinde bırakılan varoşlardaki insanımızın, özgürlükleri kısıtlanan orta gelirlinin, eğitimlinin/eğitimsizin, ‘böl parçala yok et’ mantığı ile susturulan çalışanların, gelecek umudunu yitiren insanımızın ortak çığlığıdır.

Demokratik hakların kullanımı güç ile engellenmekte, sürecin tırmanmasına daha fazla yurttaşımızın zarar görmesine neden olunmaktadır. Başbakan da ‘’milli irade mitingleri’’ ile sürekli olarak tarzını kanıtlamaktadır. Toplum kutuplaşmamak ve öteki olarak nitelendirilen halk kitlelerini anlama noktasında derin çaba içerisinde iken, yöneticilerin anlamamaya çalışması da kendi varlıklarını koruma çabalarının göstergesidir.

Gezi süreci sadece iktidara mesaj vermemektedir. Muhalefet partilerine, sivil toplum kuruluşlarına ve sendikalara, toplumun taleplerine yanıt veremediklerini göstermektedir. Toplumun apolitik olmadığı, ilgili kurumlarda oluşan yönetici sınıfların, toplum kesimlerini güç olarak kendi saflarına katma noktasında başarısız olduklarını göstermektedir.

Her konuda hazırlıklı olduğunu iddia eden ve küresel güçmüş gibi hareket eden hükümet; aylardır çalışmasının yapıldığını iddia ettiği gezi olayları konusunda hiçbir şey yapmadığını göstererek kendi kendisini yalanlamaktadır.

Sağlık camiası tıp öğrencilerinin üstün gayret, heyecan, inanç ve insanlıkları nedeni ile gezi olaylarından yüzünün akı ile çıkmaktadır. Bize vermiş oldukları bu onurun karşılığını eğitim, özlük hakları mücadelesi, hekime saygı gibi alanlarda ödeyebilecek durumda mıyız?

Hayır…

31 Mayıs itibari ile kimsenin bireysel çıkarlarını toplum çıkarının önünde tutma hakkı kalmamıştır. Yasa, yönetmelik vb. bahane edilerek yıllarca gençliğin önü tıkanmıştır. Heyecanını yitirmiş yöneticiler meslek haline getirdikleri toplumsal görevleri, yani tüm sendika, sivil toplum kuruluşları ve siyasi oluşumlar kadrolarını acilen genç insanlara terk etmek ve onların arkasında destek olarak durmak durumundadır.

Süreci anlamanın gereği budur.

Son olarak Meclis gündeminde olan yasa tasarısı da siyasetin ülke bileşenlerini hala anlamaya niyetinin olmadığını göstermektedir.

Bizim kuşağın ömrü zorunlu hizmette geçmekte. İhtisas sonrası zorunlu hizmet, uzmanlık eğitimi sonrasında zorunlu hizmet, yan dal sonrasında zorunlu hizmet derken, yurtdışında eğitim alan veya yurt dışında iki yıl çalışan hekimlerin zorunlu hizmet yapmaması uygulaması getirilerek eşitsiz ve adaletsiz ortam derinleştirilmektedir.

  • Zorunlu hizmetin kaldırılmasını, özendirici koşulların sağlanması ile hizmet arzının devam ettirilmesini
  • Zorunlu hizmet kalkmayacak ise bir kez yapılmasını ve ayrım yapılmadan her hekimin yapmasını

 talep ediyoruz.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler