İşyeri hekimlerinin Yönetmelikten beklentileri…

Tarih : 17 Mayıs 2013


Dr. Haluk Başçıl

Hekim Postası’nın Şubat sayısında çalışma yaşamında uygulamaya giren yeni teknolojiler, yeni istihdam biçimleri ile uyumlu ve sermayeden yana tek taraflı yasal düzenlemelerin bir parçasını oluşturan ‘İşyeri Hekimleri ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik Taslağı’nın işçi sağlığını gözetmediğini vurgulamaya çalışmıştım. Mart ayında da bir işveren projesi olan işyeri risk yönetimi anlayışının tıbbi koruyucu sağlık gözetiminin yerine ikame edilecek şekilde işyeri hekimliği hizmetlerinin altının oyulduğunu belirtmiştim.

Bu yazıda ise işçilerin sağlıklarının korunması doğrultusunda işyeri hekimlerinin mesleklerini gerektiği gibi icra edebilmeleri için bir işyeri hekimi olarak Yönetmelikten beklentimi kısaca ortaya koymaya çalışacağım:

1- İşveren, çalıştıracağı -beyaz ya da mavi yakalı olması fark etmez- işçinin iş kazalarına karşı vücut bütünselliğini ve can güvenliğini, meslek hastalıklarına karşı da sağını korumak zorundadır. İşverene bu zorunluluğunu hatırlatacak ve gereğini yapmaya zorlayacak olan da devlettir. Yasal düzenlemeler, herkesin anlayabileceği ve farklı yorumlara yol açmayacak bir açıklıkta oluşturmalıdır.

2- İşçilerin sağlıklarının korunması ve geliştirilmesi hususunda devlet, ekonomik, politik, sosyal ve hukuksal düzenlemeler ve bunlara uygun organizasyonlar için gerekli tüm adımların atılması, finansmanın sağlanması için işverenin görev ve sorumluluklarını açık olarak tanımlamakla yükümlüdür.

3- Çalışma yaşamında fiziki, ruhsal ve sosyal olarak en fazla yıpranan işçilerin sağlıklarının korunması için işyeri sağlık hizmetinin oluşturulması ve buna uygun hekim ve diğer personelin yetiştirilmesi, toplum sağlığı hizmetinin bir gereğidir. Bu nedenle işçi sağlığı ile ilgili her türlü yasal düzenleme toplum sağlığının geliştirilip güçlendirilmesine yönelik politikalarla bütünsellik içinde olmalıdır.

4- İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, mesleki bağımsızlığı sağlandığı ölçüde bilimsel özgürce çalışabilir; işçilerin sağlık ve güvenliklerini gözetebilir. İşverenin işyeri sağlık ve güvenlik birimlerini oluşturmasını ve amaca uygun olarak çalışmasını sağlayacak yasal düzenlemeler –bu yönetmelik taslağında yapılanın aksine- açık ve net olmalıdır.

5- İşverenin doğrudan ve birinci derecede sorumlu olduğu işçi sağlığı ve güvenliği organizasyonu oluşturma yükümlülüğünü bir başkasına devredecek şekilde dışarıdan özel bir kuruluştan hizmet almasına olanak sağlanması, hukuka, sosyal adalete ve ahlaki yükümlülüklere aykırıdır. OSGB’den hizmet alımı, kaçınılmaz olarak işyeri hekiminin mesleki bağımsızlığını tamamen ortadan kaldıracaktır. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, bilimsel temelde işçi sağlığı ve güvenliğine yönelik bir çalışma yerine işverenin istek ve amaçlarına uygun davranmak durumunda kalacaktır. OSGB işletmesi sahibi, ‘iş sağlığı ve güvenliği’ hizmetine yönelik işverenle yaptığı anlaşmayı sürdürebilmek için zayıf konumdaki işçilerin hak ve çıkarlarını gözetmek yerine güçlü durumdaki işverenin isteklerini yerine getirecektir. OSGB’nin istisnai ve sıkı kurallara tabi kılınması gerekirken, tam aksine genelleştirildiği ve genel bir uygulama olan İSGB’nin de istisnai bir uygulamaya dönüştürüldüğü görülmektedir. Bundan vazgeçilmelidir.

6- İşçi Sağlığı ve Güvenliği Servisinde görev yapan sağlık ve güvenlik personelinin yasalarla belirlenen görevlerini hiçbir güç odağının etkisi altında kalmaksızın bağımsız olarak yapabilmelerine yönelik özel yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır. Hizmetin dışarıdan alınmasına yönelik getirilen düzenlemelerle birlikte OSGB’de çalışacak işyeri hekimi, sahip olduğu kısmi mesleki bağımsızlığını da kaybedecek ve bundan da en büyük zararı işçiler görecektir. Yönetmelik taslağında yer alan OSGB’de ısrarlı olunacaksa, buralarda görev alan işçi sağlığı ve güvenliği hizmet ekibinin, (işe giriş, işten çıkarılış, ücret vb özlük haklarını, mesleki etik değerlerini koruyan) mesleki bağımsızlıkları yasalarla garanti altına alınmalıdır.

7- İşyeri hekimliği sertifika eğitiminin tıp eğitimi ile yetkilendirilmiş eğitim kurumları ve meslek örgütü aracılığıyla verilmesi bilimsel yaklaşım gereğidir. Aktif işyeri hekimlerinin de işçi sağlığına yönelik ulusal program doğrultusunda sürekli eğitimleri önemli bir ihtiyaç olup, bu eğitim de yine tıp eğitimi vermeye yetkili kuruluşlarca verilmelidir. Piyasada hiçbir bilimsel yaklaşıma sahip olmayan, yetersiz ve sadece para kazanma arzusu içinde olan şirketlere verilen eğitim yetkileri iptal edilmelidir. Ayrıca, ülkemizin ihtiyacı olan işyeri hekimliği bir uzmanlık alanı olarak da tanımlanmalıdır.

8- İşçi sağlığının işyerlerinde hayat bulmasına yönelik politikalar ve bunların hayata geçirilmesi devletin belirlediği çerçevede ve onun sorumluluğu altında ulusal ve bölgesel nitelikte kamusal yapılanmalar ile bütünlük içinde sağlanabilir. İşçi Sağlığı ve Güvenliği Servislerinin ve OSGB’lerin denetimi genel kamu çıkarı doğrultusunda, devlet ve işçi, işveren ve ilgili meslek örgütlerinin temsilcilerinden oluşacak bir yapılanma aracılığıyla yapılmalıdır. Serviste görev yapan personel de bu denetime danışman olarak katılabilmelidir. Taslakta buna yer verilmelidir.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler