Gündem

Tarih : 17 Mayıs 2013

Gündem

Dr. Selçuk Atalay

ATO Genel Sekreteri

Katliam. Reyhanlı’da resmi rakamlara göre 51 insan hayatını kaybetti. Sosyal medyada sayının çok daha fazla olduğu söyleniyor. Hükümet eliyle Reyhanlı’nın üstü örtüldü. Reyhanlı’da halk tepkili, Suriyeli mültecilerin Reyhanlı’dan kaçtıkları söyleniyor.

Biz hekimler her daim insandan, yaşamdan yanayız. Bu, mesleğimizden dolayı en temel duygularımızdan biri. Aylardır ülkemizin bir yanından gelen ölüm haberleri sustu. Çatışmalar durdu, olumlu bir hava hepimizi sarıyor. Hekim olmaya da gerek yok insan olmak yeter “kan dökülmemesini” istemek için.

Suriye’ye yönelik yürütülen politikalardan, sürecin başından beri rahatsız olduğumuzu dile getiriyoruz. Bölgemizde barışı, insanca onurlu yaşamayı savunuyoruz. Şüphesiz tüm kamuoyu gibi biz de bilmiyoruz: kimin ne hesabı var? Hepimizin kendimizce fikirleri var. Ama hangi bilgi, hangi hesap bizi ikna edebilir ki kan dökülmesi gerektiğine.

Bu hayli yoğun, kimi umutlu kimi çok acı gündemlerin arasında, sağlık alanı gündem olmaktan çıkıyor. Son yapılan anketlerde vatandaşın öncelik sıralamasında, sağlığın geri plana düştüğü anlaşılıyor. Hükümetin gündeminde de aynı durum söz konusu. 2014 seçimlerinde, sağlığın önceki dönemlerde olduğu kadar çok konuşulmayacağı anlaşılıyor.

Programlarında bir değişiklik yok ama Mehmet Müezzinoğlu ile birlikte sağlık alanındaki piyasalaşma süreci daha da hızlandı. Kendisi de özel hastane patronluğundan geldiği için kamuya, kamusal hizmete mesafeli. Takip etmişsinizdir, özel hastanelerin fark ücreti %200’e çıktı. Nasıl yüksek bir kar marjıyla çalışıyor özel hastaneler. Hekimlere verdikleri ücretler, hekimlerin onlara kazandırdığının yanında devede kulak kalıyor. Ciro baskısı cabası. Son zamanlarda hekimler özelden kamuya yöneliyorlar. İkisinde de koşullar iç açıcı değil.

Vatandaşın sağlıkla ilgili algısı giderek bozuluyor. “İstediğin hastaneye gidebilirsin” iddialarının nasıl fos çıktığını, sağlık hizmetinin niteliğinin düştüğünü görüyorlar. Her birimize, her geçen gün hastanelerde tıkanmış, çaresiz kalmış tanıdıklardan gelen telefonların sayısı artıyor. Sistem yoksullar için de, varsıllar için de tıkanıyor.

Mapfre sigorta geçtiğimiz günlerde tamamlayıcı sigorta çerçevesinde 20 bin yeni sigortalı kaydettiklerini açıkladı. Bu sayı orta üst gelir seviyesi içinde daha yürüyecek. Hükümetin derdi bu: Sağlıktan nasıl daha fazla kaynak yaratırız!

Kaynak yaratmak konusunda başından beri en büyük projeleri “sağlık turizmi”. Şimdiden dünya sağlık turizmi içinde hatırı sayılır yer tuttular. Bu iş için yeni bir bürokrasi bile oluşturuluyor. Vatandaş nitelikli sağlık hizmetine ulaşmış ulaşmamış kimin umurunda… Dertleri para, iktidar. Başka bir şeyi göremiyor, anlayamıyorlar. İşte o yüzden başından beri hekimleri de para üzerinden suçluyor, sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kişi kendinden biliyor işi!

Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor. Uzun bir yolculuk. Ama umut var! Çünkü biz varız, çocuklarımız var! Aşarız, aşacağız. Barışı tereddütsüz savunacağız, demokrasi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Eşit, adil, laik ve barış içinde insanca yaşayacağımız bir Türkiye hayalini gerçekleştireceğiz.

Sağlık. Bu hengame içinde sağlık alanını, hem kendi derdimizi, hem de vatandaşın derdini görünür kılmak için çaba harcamaya devam edeceğiz.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler