11 Mayıs 2013 Hemşirelik tarihinde önemli bir gün olacak

Tarih : 17 Mayıs 2013


Dr. Serdar Koç

12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü nedeniyle, 11 Mayıs 2013 Cumartesi günü Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda buluştu hemşireler. Uzun bir aradan sonra, gerçek anlamda ilk kez sokağa iniyorlardı.

Son yılların en geniş katılımlı eylemiydi. Ülkenin dört bir yanından kopup gelen hemşireler, öbek öbek girdiler alana. Coşkuluydular. Yaşadıkları sorunları ve taleplerini haykırdılar. Bir grup genç tiyatrocuyla birlikte konuşmasını gerçekleştiren Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanı Saadet Ülker, kürsüyü bir tiyatro sahnesi gibi kullanarak coşkuyu hep zirvede tutmayı başardı. Sözleri, özellikle genç hemşirelere ve “çocuk” hemşire adaylarına hemşirelik dersi gibiydi. Bizlere de, mitingde sahne nasıl kullanılırı gösteriyordu adeta.

Sağlık alanının olmazsa olmazı olan hemşirelik mesleği, hekimliğin diğer yarısı gibidir. Biri öbürüsüz olmaz. Bir elmanın iki yarısı gibi…

Sağlıkta dönüşüm programının adım adım sağlığı piyasa koşullarına terk etmesi hemşireleri de pek çok diğer meslek gibi diplomalı ama niteliksiz ve ucuz emek gücüne dönüştürdü.

12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü’nü her yıl kapalı salonlarda kutlayan, sorunlarını siyasilere, bürokratlara, medya aracılığı ile halka duyurmaya çalışan ama bir türlü duyuramayan Dernek, bu yıl meslektaşlarından ve öğrencilerden gelen baskının da etkisiyle dışarı çıkmaya, içinden çıkılmaz hale gelmiş sorunlarını bir de dışarıda dile getirmeye karar verdi.

Sağlık ekibindeki diğer meslek mensubu dostlarıyla dayanışmaya başladılar. Gördüler ve anladılar ki tek başına güç olunmuyor. Birlikten kuvvet doğuyor.

Hemşirelik; tansiyon ölçmek, iğne yapmak, ilaç vermekten ibaret değildir. Asıl verilmesi gereken hemşirelik hizmeti engelleniyor.

“Gizlenen asıl hedef şudur:  Sen daha çok, usta çırak ilişkisi içinde bazı ufak tefek teknik becerileri öğren, senden ne istenirse onu yap. Aklını kullanmana gerek yok! Sorgulamaya kalkışma. Zaten sende sorgulayacak hal bırakmıyoruz. Söyleneni dinle ve yap! Biz senin için en iyisini düşünür, yaparız, verilene razı ol. Ses çıkartma.”

1954 tarihli Hemşirelik Kanunu da 2007’ye kadar tam 53 yıl bu kimliği koruyarak zihinlere iyiden iyiye yerleştirdi…

İçine sokuldukları bu durum; “hemşire dediğin fedakârdır”, “hemşire dediğin almadan verir”, “hemşire dediğin kendini bir yana koyar, başkaları için çalışır, beyaz melektir o!” sözleriyle süslendi.

Hemşirelik eğitimini, hemşirelik hizmetlerini yine hemşirelerin yönettiği, sağlık ekibinin güçlü bir üyesi olmak istiyor hemşireler.

Hemşirelik bakımını üstlenecek bilgi ve beceri donanımı istiyorlar. Böyle bir davranış ortaya koyabilecekleri sağlık sistemi içinde yer almak istiyorlar.

Çocuklardan hemşire yapılıyor

Hemşirelerin ileri yaşta ve çok iyi bir mesleki eğitimden geçmesi gerekiyor.

Ve devam ediyor hemşireler konuşmaya ve haykırıyorlar:

“Oysa Türkiye’de çocuklardan hemşire yapılıyor. Bu çocuklar çok tehlikeli iş yeri olarak sınıflandırılan hastanelere, velilerinin yazılı izni ile meslek eğitiminin önemli bir parçası olan staj için çıkıyorlar. Çocuk yaşta yaşıtlarının misli misli yüklü saatler içeren bir eğitimden geçiyorlar. Hastalarını gerektiğinde koruması, gerektiğinde savunması, bakım vermesi gereken bu çocukların kendileri yaşları itibariyle bakılma, savunulma, korunma ihtiyacı içindeyken kendilerinden hastalarına bu hizmetleri vermeleri bekleniyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genelgesi 2012: Çocuk yuvalarında bakıcı olmak için 25 yaş üstünde olmak gerekir diyor.

Milli Eğitim Bakanlığı ise hasta bakımı, yaşlı bakımı, engelli bakımları için çocuk yaşta insan gücü yetiştiriyor. Bu işler için Dünya Bankası ve AB’den milyonlarca euro-dolarlık projeler yapılıyor. UCUZ İŞ GÜCÜ OLSUN DİYE. Aynı ülkede iki ayrı kurum ve derin çelişkiler!

Paralı çoğu lise öğretmeni özel sağlık meslek lisesi hemşirelik bölümü açıyor. Öğrenci başına yılda 7-10 bin TL kazanılıyor. İş imkânı, üniversiteye giriş garantisi veriliyor. Çok sayıda hemşireye ihtiyaç var gerekçesiyle açılıyor bunlar. Asıl amaç, ucuz emek gücü yetiştirmek.”

“Yetmiyor, diploması hemşire olmayanlara hemşirelik yaptırılıyor.”

“Yetmiyor, sistemde birçok hata, önü arkası araştırılmadan hemşireye havale ediliyor!”

“ŞİDDET BU! HEMŞİRELERE ŞİDDET UYGULANIYOR… FARKINDA DEĞİLİZ.”

“Başarılma şansının elde edilebileceği tek eğitim düzeyi hemşirelikte üniversite eğitimidir.”

“HEMŞİRELİK BAKIMI, DOKTOR TEDAVİSİ KADAR ÖNEMLİ. BUNU BİLELİM.”

“HEMŞİRELERİ DESTEKLEYELİM. KENDİMİZ İÇİN DESTEKLEYELİM.”

“KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK!”

“SESİMİZİ VAR GÜCÜYLE HAYKIRACAĞIZ BUNDAN BÖYLE …”

“YETER ARTIK !”

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

2 Yorum - "11 Mayıs 2013 Hemşirelik tarihinde önemli bir gün olacak"

Bildir
avatar
aydın
Ziyaretçi

sizleri canı gönülden destekliyorum.Artık bu haksızlıklara dur
demenin zamanı geldi geçiyordu bile …..

Aylegül
Ziyaretçi

Merakla bekliyoruz, medyanın gösterdiği ilgi siyasilerde de görülecek mi? Yoksa bakanımız dahil kulaklarının üzerine yatmaya devam mı edecekler?
Bakanlığın yeni kararı ilginç: döner sermaye farkını %90 ve fazlasını hemşirelerin oluşturduğukalite, eğitim, enfeksiyon, hasta hakları birimi çalışanları almayacak, ancak bir hekim işi olmadığı için bir ayda bir saat bile bir eğitim verirse döner sermaye farkı alacakmış… Bakın şu adalete … özeti şu hekim eğitim verirse para alsın diğerlerinin neyine gerek! İşte adalet anlayışımız ortada, bakalım ne olacak Allah sonumuzu hayır etsin..!
THD bu başarılı girişiminden ötürü tebrik ediyor, meyvalarını toplayabilmelerimi diliyorum….

wpDiscuz

Arşivler