Limitimiz kaç hasta?

Tarih : 13 Mart 2013

 

Limitimiz kaç hasta?

ATO Yönetim Kurulu Başkanı

Dr. Özden Şener

 

Gülenay’ın

ve hekim olmayı tercih ettikleri için

yiten diğerlerinin anısına saygıyla,

 

 5 Mart Salı günü akşamüstü eğitim hastanelerinin polikliniklerinde meslektaşlarımızın kaçıncı hastalarına baktıklarını bir kez daha yerinde tespit ettik ve bir kez daha pek çok poliklinikte bir hekime 80, 100, 150 hasta düştüğünü gördük. İki yüz hastaya yaklaşanlar da vardı.

Tıp fakültesinde okuduğum zamanlar geldi hatırıma. Dahiliye stajında tek bir hastanın başında geçirdiğimiz saatleri hatırladım. Hekimin hastasına yirmi dakika ayırabilmesi gerektiği anlatılırdı. Öyle de yetiştirildik.

Biz uzun yıllar boyunca kıdemlilerimizin, hocalarımızın uygun gördüğü hekimliği yaptık. O çağ hocalarımızın, meslek kıdemlilerimizin çağıydı. Günahıyla sevabıyla büyüklerimiz neye izin verdilerse Türkiye’de sağlık hizmeti öyle yürütüldü.

Şimdi bizim çağımız. Bugün Türkiye’de hekimlik bizim uygun gördüğümüz, kabul ettiğimiz, bizim rıza gösterdiğimiz biçimde yapılıyor artık. Az zamanda çok hasta bakmak dayatıldıkça her hastaya ayırdığımız süre kısalıyor ve her gün yeni bir hasta sayısı rekoru kırılıyor. Ve bizler, öğretildiğimiz, öğrendiğimiz, bildiğimizin dışında bir hekimlik yapmaya zorlanıyoruz uzun bir süredir. Üstelik bu haliyle belki pek çoğumuz yaptığımız işi pek de sevmiyor, mesleki tatmin duymuyoruz.

Terzi pantolon paçasını yapacak; “İki gün sonra hazır abi” diyor. Arabanın yağı değişecekti, “Ne kadar sürer?” diye sordum. Yanıt: “Filtreyi de değiştirmek lazım. Yarım saati bulur”. Yakup’a saç tıraşına gideceğim, arıyorum: “Kaçta geleyim?” “Hocam, iki müşterim var. Siz bir buçuk saat sonra gelin.”

Çok hızlı hasta bakmak bize fakültede öğretilmediğine göre, biz bu beceriyi ne zaman nerede kazandık?

Bize hangi “sihirli el” dokundu?

Soyunup giyinmeye yetmeyecek sürede nasıl hasta bakabiliyoruz?

40, 50, 60, 80, 100, 150, 200, 230! Bir hekim bir günde kaç hasta bakabilir?

Hasta sayısı arttıkça mı biz hızlanıyoruz yoksa biz hızlandıkça mı kapıda bekleyen hasta sayısı artıyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün, TTB’nin yirmi dakika önerileri fazla idealize gelebilir. Bırakalım onları bir yana;

bizim kişisel limitimiz nedir?

Böyle bir sayı var mıdır? Olmalı mıdır?

Kendi kendimize “Ben bir günde bu kadar hasta bakamam” dediğimiz sayı kaçtır?

Ya da mesleği, hekimlik pratiğini bizden, sadece bizden öğrenecek olan asistanımızı karşımıza alıp “Bir günde daha fazla hastaya bakılamaz” dediğimiz sayı kaçtır?

Baktığımız yüz hastanın hepsi de “tamam” mıdır? Bir eksik bırakmış olabilir miyiz?

Sorumluluğumuz altında bakılan yüz hasta “tamam” mıdır?

Hastamıza “yeterli süre” ayırmamızın önündeki engel nedir?

Terziye, berbere gücü yetmeyen ama bizi durdurabilen nedir?

“Sağlıkta dönüşümün mimarları”nın sorumluluğu bizim kişisel sorumluluğumuzu ortadan kaldırır mı?

Bu eğer bir sorun ise, çözümü olmayan bir sorun mudur?

Dilerseniz, tıp bayramını kutladığımız Mart ayı boyunca bu soruları kendimize sık sık soralım ve samimi yanıtlar arayalım.

Bu yanıtların arzu ettiğimiz gibi bir sağlık ortamını sağlamaya yardımcı olacağına inanıyorum.

Tıp bayramınız kutlu olsun. Elinize, emeğinize sağlık.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorumlar (10)
  • 15 Mart 2013 tarihinde Sühan Tomaç tarafından

    Özel bir hastanede çalışıyorsanız 50-55 yaştaysanız benim gibi, ve titiz de bakmak istiyorsanız, göz hastalıklarındayim, kontrol harici 15 hasta iyi.

  • 15 Mart 2013 tarihinde Selma Düzenli tarafından

    Yazınızı okudum. Durumumuzu çok net olarak ortaya koymuşsunuz. Hatta, HERKESin anlayacağı bir şekle sokmuşsunuz. Tebrik ederim.
    Benim katkım şöyle olacak:
    Hekim olmak demek toplumda her koşulda örnek olmak demektir. Bu örnek kişinin yaşam tarzı ve düzeyi, aile olarak, belli bir seviyede olmalıdır. Bu seviyenin korunması için belli bir gelir düzeyi gereklidir. Bir kere bu meslek seçilmiştir. Öyle kolayca, beğenmedim, başka bir iş deneyeceğim denilebilecek türden bir meslek değildir.
    Seviyenin korunabilmesi için şartlara uyum sağlanmıştır ve hasta sayısı 200’leri bulmuştur.
    Ben de bu sayılar civarında çok çalışmışımdır…
    Saygılarımla,
    Doç. Dr. Selma Düzenli

  • 15 Mart 2013 tarihinde zafer çelik tarafından

    Hekimlerin büyük bir kısmının sıkıntı çektiği konuya parmak basılmış. Ancak azımsanamıyacak bir grup hekim içinde pek anlam ifade etmiyen bir çağrı, Bu gruptaki arkadaşların ki bir kaç yolcu daha fazla alabilmek içim şehir içinde aşırı hız yapan dolmuş şoförlerinin durumudur. Onları Trafik polisinin(Hatalı uygulama ile başının derde girmesi)yakalamasından başka hiç bir şey durduramaz. Çok kısa mesafelerde aşırı hız yapması nedeniyele başkalrının üzerine çamur-su sıçratmak umurlarında bile değil.
    Elinize sağlık. selamlar.
    Dr. Zafer Çelik

  • 15 Mart 2013 tarihinde dr.m.meral ünal tarafından

    Tıp bayramımız kutlu olsun.Ben 41 yıl pediatrist,öğretim görevlisi, sağlık bakanlığı sağlık ünitelerinde ve özel sektörde idareci olarak görev yaptım.Düşüncem ve görüşüm( size ütopik gelsede)günde 20 nin üzerinde yapılan poliklinik hasta sayısı hasta ve hekime bir fayda sağlamaz.Saygılarımla.

  • 16 Mart 2013 tarihinde rıza oğuz uçman tarafından

    hasta başına ayırılacak İDEAL SÜRE diye bir kavram teoride olsa bile artık ülkemizde NOSTALJİK bir kavram olarak tarihteki yerini almıştır.Hekim üzerine bu kadar siyasi,maddi ve idari baskıların olduğu , birinci basamak hizmetlerinin güçlendirilmediği
    bir ülkede(bilinçli olarak) dahada fazlasını beklememek gerekir.Kendinize ‘ ben bu kadar hasta bakarım ‘ demeyin nasılsa o sınırınız bir şekilde aşılır

  • 18 Mart 2013 tarihinde Emrah EREREN tarafından

    Öncelikle ellerinize sağlık,
    Günde 100-150 hasta şu an bakanlık haastanelerinde rutin hal almış durumda, 200 üzerinde hasta bakıldığını ise azımsanamayacak kadar çok gördüm. Hasta kotasını günlük olarak 35 ile sınırlamış bir hekim olarak yine de günlük 40-50 arası hasta baktım ve bunun sonucu ortalamadan döner sermaye verilmeyerek cezanlandırıldım. Ayda 2000 tl ile ne zengin ne fakir olurum diyerek 1 yıldan fazla bir hastama ancak ortalama 8-10 dakika ayırabilerek hasta bakmaya devam ettim. En sonunda MHRS üzerinden randevu aralıkları 5 dakikaya indirilince aynı kota sayısında hastayı bu sefer yarım günde (randevu saati sebebiyle)bakmak zorunda kaldım. Bir açık kalp ameliyatı performans puanını 1-2 dakikada bakılan 200 hasta ile bir günde tamamlamak mümkün. Malpraktis ile ilgili yasada geçen hastanın tüm tanı ve tedavi sürecinde gösterilmesi gereken ÖZEN ifadesi daha muayene sürecinde kaybolmaktadır. Her ne kadar tüm hekimler olarak, bunu yönetimlerin zorlaması olduğu için yapmak zorunda kalındığı ifade edilse de hekimlik bireysel olarak uygulanan bir sanat/meslektir. Yapılan hatadan ve gösterilen eksik özenden hem hukuki hem de vicdani olarak hekim kendi sorumludur. Performans ve ücret kaygısı ile kaygısı ile bir yandan yönetime kızarken bir yandan da her uygulamaya uyum sağlamak süreci daha da kötüye götürmektedir. Sadece muayene değil tüm tıbbi uygulamalarda süre ve sayı kotası getirmez ise toplum sağlığı ve hekimlik mesleği daha da derin yaralar alacaktır.

  • 18 Mart 2013 tarihinde Ruşen Topallı tarafından

    Aile hekimliğinde çoğunlukla bildiğimiz, geçmişine ait kayıtlar önümüzde (tabi daha önce bu kayıtları oluşturmuşsak) olan hastalara baktığımız düşünüldüğünde günde 30 hastaya iyi baktığımı söyleyebilirim… Arkadaşlarımın da yerine baktığım nadir yoğun günlerde 60’a ulaştığım oluyor ve 60’ın tükenme sınırım olduğunu fark ediyorum… Sürekli 60 bakmak zorunda kalsam sanırım aile hekimliğini bırakırdım…

  • 19 Mart 2013 tarihinde Vedat Bulut tarafından

    Dünya Sağlık Teşkilatı bu sayıyı dekatlar öncesi 20 olarak belirledi. 8×60 480 dk/20 hasta= 24 dakika hasta başına, 15 dk muayene 9 dk tetkiklerin incelenmesi ve tedavinin düzenlenmesi. Günde 20 hasta ve 8 hasta
    20 hasta üzerinde bakan doktorun mesleki hata nedeniyle tazminat ödemesi mümkün değil. hastalara faydalı olması mümkün değil. Tabi dinleyen yok. Oy avcılığı ve siyasetçinin abrakadabra illüzyonu. IQ düzeyi 120 altında olan düzenbazlar halka yalan söylemekte

  • 20 Mart 2013 tarihinde Nurettin Özdemir tarafından

    Sağlık Bakanlığı MHRS de 10 dakikaya bir randevu vsrdiğine göre,günlük hasta limiti 48 olmalı diye düşünüyorum.

  • 06 Nisan 2013 tarihinde DR SALİM ATALAY tarafından

    Afyon.dagenel cerrahi uzm. olarak çalışmaktayım.pazartesi günleri 90-100 hasta ve 2 büyük,2 orta ameliyat yapmaktayım.Yaptıgım ameliyatın biride laparoskopik koesistektomi.BULUNDUGUM YERDE 30 SENEDİR ÇALIŞMAKTAYIM.Butempoma meslaktaşlarım negativ bakacaklar ama gerçek bu.Bu baktıgım hastalardan lab.tetkikleri,US,TOMOGRAFİ,RONTGEN…Gibi tetkikler istemekteyim ve aynı gün kontrolunu yapmakta ve E.reçete yazmaktayım.BEN BUNU ÖRNEK OLSUN DİYE VE PERFORMANS.IN BAŞIMIZA NELER GETİRECEGİ,MARKPRATİS.in başımıza neler getirecegi belli deyil.HEKİMLER SANKİ YARIŞ ATI.MESLAKTAŞLARIMIN TIP BAYRAMINI BU DİLEKLERİMLE KUTLUYORUM.

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Arşivler