Gelin birlikte mücadele edelim

Tarih : 13 Mart 2013

Gelin birlikte mücadele edelim

Asistan Hekim Komisyonu

Türkiye sağlık ortamında yaklaşık 20 bin asistan hekim görev yapmakta. Bugün geldiğimiz noktada bu 20 bin kişiden durumundan memnun olanlar neredeyse münferit bir vaka olarak değerlendirilebilir. Kime sorsanız hemen hemen aynı sorunların dile getirilmesi de, aslında asistan hekimlerin kişisel sorunlar tariflemediklerini, Türkiye’de sağlık sisteminin sorunlar yarattığını ve sistemin bu sorunlar üzerine temellendirildiğini göstermektedir.

Uzun çalışma saatleri, gün aşırı nöbet uygulaması, nöbet ertesi izinlerin kullanılamaması, nöbet paralarının tüm hastanelerde ödenmemesi, düşük maaşlar, performans uygulamalarının yarattığı  rekabetçi yapı ve adaletsiz dağılım, yoğun poliklinik yükü, tek başına poliklinik yapılması, sağlıkta şiddet, keyfi rotasyon uygulamaları, mobbing, zorunlu hizmet uygulaması, eğitim alınamaması, sayısal olarak yetersiz asistan sayıları, eş durumu tayininde yaşanan sıkıntılar… Bir çırpıda sayılabilecek bu sorunlar hemen tüm asistan hekimlerin yaşadıkları ve bu liste uzayıp gitmekte. Aslında yaşanan tüm sıkıntılar, sağlık sisteminin işleyişinden kaynaklanıyor. Sistem, özellikle üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerinde asistan hekimlerin üstüne kurulmuş durumda. Sistemin tüm sıkıntılarını omzunda taşıyan, açıkları insanüstü bir gayretle kapatan asistan hekimler kendilerini yalnız hissetmekteler. Bir noktadan sonra bu sorunlar, “geçici bir süre mecburen maruz kalınan”, “uzman olunduğunda ortadan kalkacak” şeklinde bir yanılsamayla asistan hekimler tarafından normalleştiriliyor. Oysa ki, uzman olunduğunda da hemen hemen aynı sorunların devam ettiği görülmekte.

Peki, şüphesiz ayrıntılandırılabilecek, çoğaltılabilecek bütün bu sorunların çözümü noktasında neler var elimizde? Geçtiğimiz dönemlerde zaman zaman hareketlenebilmiş asistan hekimler, kalıcı kazanımlar elde edemediler. Tekil örneklerde yapılan eylemlilikler kısmi sonuçlar elde edebildi. Ancak içinden geçtiğimiz bu günlerde sessizlik hakim. 20 bin asistan hekimin aynı sorunlardan muzdarip olduğu Türkiye sağlık ortamında, asistan hekimler aslında güçlerinin farkında değiller. Tabi ki asistan hekimler kendinden menkul bir güce sahip değiller. Ancak bir arada durabilen, ortak talepleri hep birlikte dillendirebilen asistan hekim toplamı bu gücü kuvveden fiile geçirebilir. Asistan hekimlerin değişik platformlarda bir araya gelişleri istenilen etkiyi oluşturmaya yetmiyor. Bunun için bu farklı zeminlerin birleştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de sağlık hakkı mücadelesinin adresleri olan tabip odaları bu farklı zeminlerin ortaklaştırılabileceği yegane yerler. Tabip odalarının asistan hekim komisyonları gelecek dönemde asistan hekimlerin mücadele pratiklerini yaratmak için kolları sıvamış durumdalar. Bu mücadeleye tüm asistan hekimlerin ortak olması gerekiyor.

Gelin birlikte mücadele edelim. Ancak birlikte durursak kazanırız.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler