Recep Akdağ

Tarih : 18 Şubat 2013

Recep Akdağ

Dr. Özden Şener

ATO Yönetim Kurulu Başkanı

Dr. Recep Akdağ AKP iktidarının mutlak gücünü arkasına alarak Dünya Bankası projesi sağlıkta dönüşüm programını kendisinden önceki bakanların aksine tavizsiz uygulama imkanı buldu.

Söylenen nihai hedef; insanımızın daha iyi sağlık hizmeti alması, yüzünün gülmesi idi. Yapılan her şey bu kutsal amaç için yapılıyordu. Hiçbir fedakarlıktan kaçınılmadı. Tıbbi cihaza, tetkik ve tedaviye çok para harcandı. Toplam sağlık harcaması 12 milyar liradan (2002) 50 milyar liraya (2011) çıktı.

Dr. Akdağ hekimde nitelikten ziyade sayıya önem veriyordu. Kadavrasız anatomi laboratuvarları, tabeladan ibaret tıp fakülteleri ile 2023 yılına bugünkünün iki katı hekimle girmenin hazırlıklarını yaptı. Böylece Türkiye’de hekim açığı kalmayacaktı.

Dr. Akdağ’ın ardında bıraktığı hastanelerde hastalar hala kuyruklarda. Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeki bir poliklinik hekimi geçtiğimiz hafta bir günde 230 hasta baktı. Dr. Akdağ’ın parlak sistemi ile devam edildiğinde 2023 yılında aynı hekim günde 115 hasta bakacak.

Dr. Recep Akdağ’ın uyguladığı dönüşüm programı çok hasta bakma üzerine kuruluydu. Meşhur tavsiyesini hatırlarsınız: “Alın filmlerinizi, doktor doktor dolaşın”.

Her yurttaş ortalama yılda 2 kez yerine bugün artık 8 kez hekime başvuruyor. Hastalar ya iyileşemiyorlar ya da o kadar kısa sürede doğru sağlık hizmeti alıp alamadıklarından emin değiller ki doktor doktor dolaşıyorlar.

Doktorlar öğle yemeklerini koşarak yiyip geliyor ve hasta bakmaya devam ediyorlar. Çay molası yok, “Arkama yaslanıp bir nefes alayım” yok. Asistan eğitim saatlerini başhekim yardımcıları basıyor: “Ne yapıyorsunuz burada? Haydi doğru polikliniğe!”

Recep Akdağ “Hastalanan parasını versin” diyen bir hekimdi. Onun bakanlığı döneminde SGK’nın eli yurttaşın cebinden çıkmadı.

Aynı Dr. Akdağ kimilerine gönlübol da olabildi. Bakanlığında Dışkapı Eğitim Araştırma Hastanesi büyük bölümünü kullanmadığı Özel Ulus Hastanesi’ne ayda 380.000 lira kira ödedi, hala da ödüyor. Bu para her ay çalışanların aylıklarından kesiliyor.

Kendisi de hekim olan Bakan Akdağ meslektaşlarının hasta bakmanın yanı sıra muhasebe, ecrimisil, damga pulu, temizlik işleriyle uğraşması gerektiğini düşünüyordu; öyle bir sistem kurdu.

Dr. Recep Akdağ hekimleri halkla karşı karşıya getiren, halka hedef gösteren pek çok demecin sahibiydi. Onun bakanlığında hekime, sağlık çalışanına yönelik şiddet çığ gibi büyüdü. Bu haftaki olayda Sami Ulus Hastanesi’nde nöbette asistan arkadaşımıza beş kişi bıçaklarla saldırdılar. Akdağ’a göre “trafikte de böyle kabalıklar olur”du.

Bakan Recep Akdağ “tam gün”cüydü ama şoförü ya da eşi için bu kuralı delmekten de hiç rahatsız olmadı.

Ona göre amaca giden yolda her şey mübahtı. Bu uğurda hekim meslek örgütünü düşman gibi gördü ve gösterdi. Bunun kitabını yazdı.

Bugün yılda 50 milyar lira bu halkın kesesinden çıkıp birilerinin kesesine giriyor,

devletin eli hastaların cebinden çıkmıyor,

ama yine de Türkiye’nin dört bir yanında ASM’ler, hastaneler hastalarla dolup taşıyor,

öfkeli hasta yakınları sağa sola saldırıyor,

hekimler tükenmiş, mutsuz,

tıp eğitimi, uzmanlık eğitimi bitmiş, dünyanın tanıdığı tıp fakültelerinin içi boşalmış,

fakültede bir saat ders anlatmadan profesör de rektör de olunuyor,

yıllarını mesleğe vermiş fedakar hekimler oradan oraya sürülüyor, çocukları torunları yaşındaki yöneticiler tarafından horlanıyor,

hekimler terletme usulüyle çalıştırılıyor,

emekli hekime açlık sınırında bir aylık veriliyor.

Recep Akdağ’ın Türkiye tababetindeki yeri işte budur.

(Biliyorum, her biriniz “şunu unutmuşsun” diyorsunuz şu an. Haklısınız. Say say bitmiyor.)

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler