UFO Uzmanları

Tarih : 17 Aralık 2012

UFO Uzmanları

 

Dr. Özden Şener

ATO Yönetim Kurulu Başkanı

 

Sağlık Bakanlığı önündeyiz. Melike’ye veda ve Bakan’ı protesto ediyoruz. TTB Genel Sekreteri Bayazıt İlhan Bakan’a sesleniyor: “Pencereye çıkın ve söyleyin, vicdanınız sızlıyor mu?”

Bugün hekimler pimi çekilmiş birer bomba gibi! Sessiz çoğunluğun, yaşananalar, yapılan haksızlıklar karşısındaki öfkesi kaygı verici boyutta.

Melike’nin ölümünden bu yana geçen iki hafta içerisinde Sağlık Bakanı konuya ilişkin tek bir söz söylemedi. Bu sessizlik aldırmazlığın mı yoksa mahcubiyetin, vicdan azabının mı ifadesi? Kim bilir?

Günlerdir SABİM’i arıyorum. Karşıma “Şikayet Dilekçesi Oluşturma Görevlisi” (bu adı ben koydum) çıkıyor. “Doktorlara, sağlık çalışanlarına eziyet ediliyor, şikayetçiyim” diyorum. Görevliler standart bilgiyi veriyorlar: “Kaydınızı oluşturdum. Uzmanlarımız (bu adı ben koymadım) inceleyecekler.”

Uzman! Büyülü bir unvan! Uzmanlar iletişim eğitimi almış memurlarmış. Vaktiyle ankormenler uçan daire haberlerinde stüdyoya konuk alırlardı. Alt yazıda konuğun unvanını okurduk: UFO uzmanı!

Bu “uzmanlar” şikayetinizi inceliyorlar ve ciddi bulduklarını illere iletiyorlar. İlden başhekime gelen yazı ile hekimden savunma isteniyor.

İşte hekimden savunma istenen şikayetlerden örnekler*:

“Çocuğumun dişini çekti, aynı gece çocuk altına yaptı.”

“Vücudumda anten var, beni ameliyat etmiyor.”

“Hasta içeride çok kaldı.”

“Doktorun Ergenekon’la ilişkisi araştırılsın.”

“Muayene sırasında soluk borunuza kaçar diyerek ağzımdan sakızımı çıkarttırdı.”

“Kolesterolüme bak dedim, bakmadı.”

“Doktor yüzüme bakmadı.”

“Optikçi söyledi, göz doktorunun verdiği reçete yanlışmış.”

“Doktor başkasının yeşil kartını kabul etmedi.”

“9:55 randevuma 5 dakika gecikti, ameliyat olan hastasına pansuman yaptı.”

“Sağlam çocuğuma hasta raporu istedim, vermedi.”

 

Uzmanları ve onları yetiştirenleri kutlamak gerek!

Sadece SABİM değil, her türlü şikayet bildirim hattı ve mekanizmasının hızla gözden geçirilmesi şart.

Burada en önemli görev idarecilerin. Eğer Samatya Hastanesi Başhekimliği yazılı savunma istemek yerine olayı Melike’ye nazik bir telefonla sorsaydı, Melike belki bugün aramızda olacaktı.

Eğer SABİM şikayet kabul etmeseydi ve eskiden olduğu gibi şikayet hastanın bulunduğu hastanenin idaresine yapılsaydı, sorun orada o an çözülecek ve Melike belki bugün aramızda olacaktı.

Başhekimler, grup başkanları artık “Yazsın savunmasını da benim başım ağrımasın!” zihniyetini bırakmalı. Kimse kendi amirinden, ikbalinden korkup çekinerek çalışanlarına kötü muameleyi reva görmemeli. Herkes almış olduğu sorumluluğun gereğini yerine getirmeli.

Vicdanlar sızlamalı!

*ato.org.tr Sabim Şiddeti Bildirim Hattı’na gelen şikayetlerden

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler