Özel Sigortaya Yeni Kaynak: GSS’ye Yama Sigortası

Tarih : 13 Kasım 2012

 

Özel Sigortaya Yeni Kaynak: GSS’ye Yama Sigortası

 

Dr. Selçuk Atalay

ATO Genel Sekreteri

 

Geçtiğimiz Haziran Ayında SGK tarafından, dönüşmüş olan sağlık sistemimizin finansman ayağı ile ilgili çok önemli bir genelge çıkarıldı. “Tamamlayıcı sağlık sigortası” sistemini Türkiye sağlık ortamına sokan bu genelge ile bir bakıma Türkiye’de sağlığın finansman kaynaklarına bir yenisi daha eklenmiş oldu.

SGK tarafından yayınlanan ve Hekim Postası’nın bu sayısında ayrıntılarını bulabileceğiniz Genelge, aslında Genel Sağlık Sigortası (GSS) hakkında bizzat Kurum Başkanı tarafından yazılmış bir itirafname niteliğinde. Genelge, “tamamlayıcı sağlık sigortasını” gerekçelendirirken, Kurum tarafından kapsama alınmayan sağlık hizmetlerinden, kısmen karşılanan, yani cepten ilave ücret ödemesi yapılan hizmetlerden söz ediyor. Daha da ileriye giderek ve “bireylerin daha yüksek standartlarda sağlık hizmeti talep ettiği durumlarda” diye bir ibare kullanarak, GSS ile ulaşacağımız hizmetin “yüksek standartlı” olamayacağını da işaret ediyor. Bunları zaten biliyoruz diyebilirsiniz. Ancak bu genelgenin yayınlanması, Türkiye’de “paran kadar sağlık” sisteminin nasıl kanıksandığını göstermesi bakımından önemlidir.

Genelge sayesinde GSS’li bir yurttaşın sağlık giderleri üç ayrı yerden tamamlanabilecek: sağlık harcamasının SUT’un içinde kalan kısım SGK tarafından, muayene ücretleri kişi tarafından, artan kısım (özel hastanelerde %90’lara kadar varan farklar) sigorta şirketi tarafından ödenecek. Şüphesiz sigorta şirketleri bunu vatandaşın hayrına yapmayacak. Pamuk eller bir kere daha cebe!

Bugün kağıt üzerinde tüm nüfus GSS şemsiyesi altında görünse de, ciddi bir kesimin SGK’ya borçlarından dolayı sağlık hizmeti alamadığını biliyoruz. Bu kişiler çok ihtiyaç duyduklarında küçük boy özel sağlık işletmelerine başvuruyorlar. 9,5 milyon kişi yeşil kartlı. Şüphesiz tamamlayıcı ya da başka bir özel sigorta bu grupların gündemine girmiyor.

Mapfre Sigorta Şirketi, “tamamlayıcı sigorta” poliçelerini satmaya başladıklarını açıkladı. Türkiye’deki özel sağlık sigortası prim büyüklüğü 2 milyon 400 bin TL. Özel sağlık sigortalı sayısı, toplam nüfusumuzun sadece yüzde 2’si kadar. GSS kapsamında ise yaklaşık 65 milyon kişi bulunuyor. Mapfre Sigorta yöneticileri, “tamamlayıcı sağlık sigortası ile 5 milyon kişilik yeni bir kesime ulaşılmaya çalışılacak” diyor. Sigorta şirketlerinin “tamamlayıcı sağlık sigortası” satışını özel hastanelerle ortaklaşarak da yürütebileceği anlaşılıyor. Örneğin Mapfre bu yeni sağlık sigortasına Medikal Park’la birlikte girmiş.

GSS Yasası 2006’da çıktı, 2008’de uygulanmaya başlandı ve bu yılın başında zorunlu hale geldi. GSS Yasası’nın gerekçesinde; “Sağlık hakkı, yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Sağlık hakkını; ‘kişinin toplumdan ve devletten, sağlığının korunmasını ve gerektiğinde tedavi edilmesini, iyileştirilmesini isteyebilmesi, toplumun sağladığı imkanlardan faydalanabilmesi’ olarak tanımlayabiliriz” deniyordu. GSS’nin zorunlu uygulanmasının üzerinden bir yıl bile geçmeden, GSS’yi tamamlayacak bir özel sigorta düzenlemesi çıkarılmış oldu.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, GSS uygulanmaya başladığı zaman ülkemizi, “emeklisi, işçisi, işsiziyle tüm halkımızın Genel Sağlık Sigortası’na ve herkes için erişilebilir sağlık hakkına kavuştuğu bir ülke” olarak tanımlıyordu. Ancak bugün GSS’ye kavuşmuş olmamızın her sağlık hizmetine, yüksek standartta bir sağlık hizmetine ulaştığımız anlamına gelmediğini görüyoruz.

Bugün uygulanan sağlık politikalarının hedeflerinden önemli birisi, uluslararası sigorta şirketlerine kaynak aktarmaktır. Gelir dağılımının çok bozuk olduğu ülkemizde, bireysel-özel sağlık sigortası kapsamı, sigorta şirketlerini memnun edecek düzeyde değil. Tamamlayıcı sigorta sayesinde, özel sağlık sigortası yaptıramayan ancak yine de sağlığa bir miktar daha para ayırabilecek olan kesimler sigorta şirketleri için yeni bir kaynak olacaklar.

Tamamlayıcı sigorta poliçesine sahip olan GSS’li sayısı çoğaldıkça SGK, “temel teminat paketini” daraltıp katkı paylarını artırırken çok daha rahat davranacaktır.

Öte yandan tamamlayıcı sigorta sistemini sadece özel hastaneler için düşünmek yanlış olur. Zaten SGK genelgesinde böyle bir kısıt yok. Tamamlayıcı sigorta kamu ve üniversite hastanelerinde de kullanılabilecek. Kampüs hastaneler diye söz edilen, Sağlık Alış Veriş Merkezleri de (SAVM) tamamlayıcı sigortanın işlevsel olabileceği yerlerden olmaya adaydır.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Arşivler