Hekimler artık hep birlikte

Tarih : 07 Temmuz 2012

 

Prof. Dr. Ayşe Kalkancı

GÜTF Tıbbi Mikrobiyoloji AD

 

 

 

“Biliyorum ki bir ülkede devamlı yanlış işler yapılıyorsa benim kendi doğrularımla yaşamam zorlaşır. Buna seyirci kalamam. Kimsenin de kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü para yitirilirse bir şey yitirilmiş demektir. Umut yitirilirse çok şey yitirilmiş demektir. Yürek yitirilirse, her şey yitirilmiş demektir.”

 

Bu sözler Gülriz Sururi’ye ait bir konuşma metninden alınmıştır. Size ne düşündürüyor? Hekim olarak hiçbir zaman alamadığım paraları kaybediyor olabilirim ama ne umudumu, ne de yüreğimi kaybetmeye niyetim yok. Bir yandan sahip olduğum hekimlik haklarımı kaybetmek istemiyorum, bir yandan da kaliteli sağlık hizmeti alma hakkını çoktan kaybeden, ama bunun farkında bile olmayan halkıma seslenmeye çalışıyorum.

 

13 Mart 2011’de Sıhhiye meydanında toplanan on binlerce sağlık çalışanı sağlığın özelleştirilmesine karşı çıkmış, taşeronlaşmaya, emek hırsızlığına, ucuz insan gücü yaratılmasına itirazını haykırmıştı. Büyük çoğunluğu sendikasız bir kuşağa mensup, örgütlenme geleneği olmayan o “sürpriz” topluluk, herkesi olduğu gibi beni de umutlandırmıştı. Şimdilerde yeniden hekim birliğini kuruyoruz. Şiddete kurban verdiğimiz meslektaşımızın ardından birlikte ağlıyoruz. Biz umudumuzu, yüreğimizi yitirmedik ama artık mutlu değiliz, biliyorum. Ambulansın içinde bir hastaya koşarken, doğurttuğu bebeği babasının kucağına verirken, hastasının kanında hepatit virüsü çıkmadı diye şükrederken, artık eskisi kadar gülemiyoruz. Hep birlikte, hekimsiz kalmaktan korkuyoruz. Ama bir yandan da silkeleniyoruz.

 

İtirazımız var, itiraz edecek çok şeyimiz var. Ülkemin her noktasına ulaşmış(!) ama yanlış ulaştırılmış sağlık hizmeti, her dönemde hekimlerin merkeze yerleştirildiği bir sistem ile yürütüldü. Ama hiç bu kadar kötü yürütülmedi. Her gün bir yenisi açılan tıp fakülteleri, aslında seçmekte olduğu meslekten çok da emin olmayan test çocukları ile dolduruldu. Hocası mutsuz, kendisi mutsuz gençlik ise, dalga dalga TUS dershanelerini doldurdu. Hükümet tabibini terk edince, yalnız kalan “hükümet(in) tabibi” yok oldu. Boş kalan yerleri doldurmak, aile hekimlerine kısmet oldu. Her şeyin sorumlusu ise yine hekim oldu.

 

Sağlık hizmetini düzenlemekten sorumlu olanlar, hekimleri hedefe yerleştirerek halkın desteğinden uzaklaştırmaya çalışmaktalar. İşte bu günleri özenle planlayanlar, mutsuz bir hekim ordusunun karşısında durarak, niteliksiz sağlık hizmeti almaya mahkum edilen güzel ülkemin insanlarını adeta “uyutarak” zaman geçirmekteler.

Oysa bilinmelidir ki; hekimi mutsuz olan toplumlar asla mutlu olamazlar.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler