Klişe Tezgah! (Bükemediğin Ele Ne Yapmalı?)

Tarih : 15 Mayıs 2012

Dr. Selçuk Atalay

ATO Yönetim Kurulu Genel Sekreteri

 

8 Nisan 2012 tarihinde Ankara Tabip Odası (ATO) seçimleri yapıldı. Seçimlerde Bakanlığın üst düzey bürokratları dahil, iktidarın içinde ya da yanlısı tanıdığımız bir çok simanın oy kullandığını gördük. Elbette oylarıyla mevcut ATO yönetimini ve çizgisini desteklediklerini düşünmüyoruz.

Mayıs ayı başında tamamlanan tabip odaları seçimlerinde, iktidarın sağlıktaki izdüşümü olan Bakanlık bürokrasisi, değişik oran ve yöntemlerle müdahale etmeye, odaları ele geçirmeye çalışmış ancak bir kez daha başarısız olmuştur.

Hekim camiasını derinden etkileyen Dr. Ersin Aslan’ın ölümünden hemen sonra Türk Tabipleri Birliği Başkanı ile birlikte bir heyet Bakan’la görüştü. Sağlık Bakanı’nın görüşme sonrasında attığı adımlar “yine” hekim örgütünü dışlayan, işbirliğine girmeyen bir tutum içinde olduğunu gösteriyor.

Görüşmenin gerçekleştiği gün, dikkatli hekim kamuoyunun gözünden kaçmayan bir şey oldu. “Liberal Düşünce Topluluğu” adında, mevcut egemen siyasi görüş çizgisindeki kuruluş, “Türkiye’deki meslek birlikleri hakkında” hazırladığı raporu kamuoyuna açıkladı.

Birlik yönetimlerinin üyelerinin oyları ile seçildiğinden hiç söz edilmeyen raporda, mevcut durumun antidemokratik olduğu iddia ediliyor ve esas olarak iki öneri getiriliyor:

1. Meslek birliklerine özelde çalışanlar dahil üye olma zorunluluğu kaldırılsın. (Kamuda çalışanların üye olma zorunluluğu 12 Eylül askeri darbesi ile kaldırılmıştı)

2. Tek bir meslek örgütü yerine, birden fazla birlik kurulabilsin.

Bu düzenlemeler yasa ile yapılamıyor, anayasa değişikliği gerekiyor. İşte tam da şu sıralar bildiğiniz gibi yeni anayasa yazılıyor.

Önümüzdeki aylarda hekimler uzun süredir yürütülen ideolojik propagandanın nasıl yükseltildiğini görecekler. Nedir bu propagandanın içeriği:

“TTB ideolojik bir örgüttür”

“TTB’nin uzlaşmaz tutumu yüzünden hekimler kaybediyor”

Bunlara yeni olarak sahicilikten çok uzak “demokrasi, özgürlük” tartışmaları eklenecek.

Şüphesiz bu propaganda faaliyetinde, yıllar içinde yarattıkları küçük de olsa “yandaş hekim kitlesinin” göstereceği performansa da güveniyorlardır.

“Uzlaşmazsak daha çok kaybederiz”. Bu argüman son üç dönemdir tüm illerdeki tabip odaları seçimlerinde kullanılan bir argümandır. Oysa mesele uzlaşmak-uzlaşmamak değil, “hangi noktada, nelerde uzlaştığınızdır!” TTB uzlaşmaz değil, ancak uzlaştığı yerde: Hekimler ve sağlık ortamı kazanır!

Birden fazla tabip birliği ne anlama geliyor? Hatırlatmama gerek var mı? Sağlık alanında öne çıkan iktidar yanlısı kamu sendikasının nasıl büyüdüğünü hepimiz gördük. Bir çok başhemşire odasında, hastane müdürlerinin odasında bu sendikanın kayıt formlarının çalışanlara “sunulduğu” sağlık ortamımızda yıllardır konuşuluyor.

Yıllarca hekimleri kamuoyuna hedef gösterenler, TTB’yi de hekim camiasına hedef gösteriyorlar.

Klişe Tezgah.

Hekimlerin örgütü tabip odaları ve TTB, sağlık alanımızı tahrip eden “neoliberal ideolojinin” karşısında dik bir duruş sergiliyor. Tüm toplumun sindirilmeye çalışıldığı bu karanlık dönemde, ciddi ve etkili bir mücadele veriyor. Doğal olarak bu durum iktidar sahiplerine, hele kibirden tahammülsüzlüklerinin çok arttığı bu dönemde, çok rahatsızlık veriyor. Şimdi sandıkta yapamadıklarını Meclis’te yapmaya çalışacaklar.

Önümüzdeki aylarda sadece iyi hekimlik değerleri ve bu değerlerin yaşayacağı bir sağlık ortamı, nitelikli bir sağlık hizmeti için değil, örgütlü gücümüz olan tabip odaları ve TTB için mücadele etmek zorundayız. Çünkü ileri demokrasinin ajandasında sıra TTB’ye geldi.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler