Şiddeti meşru kılmak “H. Özden Şener”

Tarih : 08 Mart 2012

Gülenay
Bundan tam bir yıl önce cinayet gibi bir kazayla mütevazı öğrenci dairesinde yaşama veda eden sevgili meslektaşımız Gülenay Aydın’ı sevgi ve saygıyla anıyorum.

Şiddeti meşru kılmak

Gazi Tıp’ta geçtiğimiz ay hastane başmüdürü hastasına bakılmadığı gerekçesiyle acil servis doktoruna önce sözlü ardından fiziki saldırıda bulunmuştu. Olayın ardından ortaya çıkan ilk tepkiler üzerine, saldırıyı gerçekleştiren kişinin hastane başmüdür vekilliği görevinden alındığı bildirildi. Ancak daha sonra, bu şahsın aynı hastanede alt birim müdürlüğüne devam etmekte olduğu anlaşıldı.

Ankara Tabip Odası hekime ve sağlık çalışanına yönelmiş şiddete karşı aşırı hassas. Önceki yıl Ulucanlar Göz Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı’nın hastane Başhemşiresi’ni darp etmesi ATO’nun konusu olmuş, Oda hemşirenin yanında yer almıştı.

Bizler için sağlık çalışanının hekim ya da yardımcı sağlık personeli, taşeron firma işçisi olmasının bir farkı yok. Bir sağlık çalışanı işini yaparken, o işi yapış biçimini veya yapış hızını beğenmeyen biri tarafından saldırıya uğramış. Kendini savunmak için ne yapmış bilemiyorum. Ama bu tip olaylarda bazen şöyle bir yol izlenebiliyor. Eğer saldırıya uğrayan çalışan da kendini korumak için saldırgana karşılık vermişse, olayın kahramanlarından birinin gerçek saldırgan olduğu unutularak sanki olay karşılıklı bir kavga gibi değerlendirilebiliyor. Bu durumda da iki tarafa ceza vererek dosyanın kapatılması yolu seçiliyor.

Yarın hasta bakarken poliklinik kapınız açılacak ve biri içeri girip size herhangi bir gerekçeyle saldıracak. Bu, ya sizin başınıza gelecek ya da çok sevdiğiniz bir çalışma arkadaşınızın. Tahayyül ederken bile midemizin bulandığı bu tür bir olay her birimizin her an başına gelebilir.

Size saldıran hakkında soruşturmalar, davalar açılacak. Ama siz onu, saldırganı her gün göreceksiniz. Her gün aynı koridorlarda dolaşacak, onunla karşılaşacaksınız. Katlanması ne zor bir durum!

Gazi Tıp olayında ilgili şahsın hiç değilse soruşturma sonuçlanana kadar, başka bir yerde görevlendirilmesi yerinde olmaz mı? Ya da şu soruyu soralım. İlgili kişi neden başmüdür vekilliğinden alındığı halde müdürlük görevini sürdürmekte. Mantığı ne? Başmüdüre yakışmaz da müdüre yakışır mı? Bu işlemin, hastane çalışanlarının, hekimlerin, asistanların öfkesini yatıştıracak bir manevra olmak dışında bir açıklamasını bulamıyorum.

Herkes ama herkes lütfen kendisini saldırıya uğrayan meslektaşın yerine koysun. O şahsı, kim bilir neye kızarak gelmiş size patlamış, sırf o gün piyango size çıktığı için, sırf o gün orada olduğunuz için size vurmuş birini her gün görmeye yüreğiniz dayanır mı?

İlgili kişinin orada çalışmaya devam ettirilmesi ister istemez sağlık çalışanına şiddetin meşrulaştırılması anlamına gelmektedir. Üstelik bu yolla saldırıya uğrayan kişi için travma her gün kendisini tekrarlamakta, yani şiddet sürmektedir.

Bizim bu duruma tepkisiz kalmamız ise şiddete (tuhaf ama doğrudan kendimize yönelmiş şiddete) onay verdiğimizin işaretidir.

Eğer şiddete karşı isek, toleransımız gerçekten “sıfır” olmalıdır. Şiddete biraz toleranstan yanaysanız dikkatli olun. Piyangodur bu. Size de çıkabilir.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Yorumlar (1)
  • 07 Kasım 2012 tarihinde Mesut ZEYTİN tarafından

    Güzel makaleniz için öncelikle teşekkür ederim…
    Ülkemizde bir çok yanlış var ne yazık ki ne etsek yanlışları/nı düzeltmeleri için çare bulamıyoruz en güzeli ve tek çaresi ise yazmak kalıyor geriye…

    ”Ülkemizde hukuk zemini çok yetersiz şahsi görüşümce.”

    İyi günler.

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Arşivler