Milli Maç “Bayazıt İlhan”

Tarih : 08 Mart 2012

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen, “dünyada bir ilk” özelliği taşıyan çift kol ve çift bacak nakli ameliyatının hemen ertesinde Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü açıklama yaptı: “Milli maç kazanmış gibi gururluyuz. Doktorlarımızın cesareti, bizim mevzuatımız sayesinde nakiller hızlandı. Bir ayda iki kez yüz ve uzuv nakilleri gerçekleştirdik. Artık yüz ve uzuv nakilleri rutine bindirildi. Yarın iki yüz bağışlansa ikisini de aynı gün içinde nakil yapabilecek ekip ve alt yapımız var.” Sağlık Bakanı’nın da ameliyatı yapan ekibi arayıp tebrik ettiği açıklandı.

Sonrasında yaşananları hem hekimler hem de kamuoyu yakından takip ediyor.

Bu değişik bir sağlık anlayışıdır, bir insanın sağlığına dair yapılan ameliyata “milli maç” olarak bakmak belli ki Sağlık Bakanlığı’nın görüşüdür, bu açıklamanın yanlış olduğuna, maksadını aştığına dair bir açıklama görmedik. Türkiye sağlık sistemini bu anlayış şekillendirmekte, adı üstünde “dönüştürmektedir”. Hekimler de yurttaşlar da karar vermelidir. Hastalarımızı tedavi ederken milli maça mı çıkacağız, yakınlarımızı tedavi ettirirken milli maça mı sokmuş olacağız, karar vermeliyiz. Karar vermeliyiz, çünkü sağlığa bu bakış bir gün herkesi vurabilir. Böyle bir yaklaşımın sonundan “iddia” oynamak çıkarsa şaşmamalıdır!

***

Bu ameliyatları “görünür” kılmak konusunda Sağlık Bakanlığı’nda bir çaba olduğu dikkatlerden kaçmamaktadır. Acil servislerdeki muayeneleri dahi paralı hale getirmeye çalışan, aile hekimi reçetelerinden para alan, vatandaşın ödediği reçete bedellerini artırmaya çalışan, raporlu ilaçlardan katkı payı almayı gündeme getiren, yoksul insanlara gelir testleri uygulayan, istisnai sağlık hizmetleri diyerek doğumdan, prostat ameliyatından devlet hastanelerinde dahi Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ödediğinin üç katı para almaya çalışan sistem, bakıyorsunuz söz konusu olan bu ameliyatlar olunca para kaynaklarını bir rahatlık içinde kullanıyor. Yazdıklarım bu ameliyatlardan da kaynaklar kısılsın anlamında değildir, tabii ki tıbbın, bilimin ilerlemesi için kaynaklar ayrılmalı ve hak ettiği biçimde harcanmalıdır. Ancak uygulanan çifte standardı da görmek gerekmektedir. Ortada açık biçimde “politik” bir tercih söz konusudur.

Bu konuda çok çarpıcı veriler var. Kopan kolu yerine diken, kişinin kendi kolunu kullanabilmesi için belki sabahlara kadar süren zorlu ameliyatlara giren hekimler, bu ameliyatlar için toplam SGK tarafından 7000 TL ödendiğini, çoğu zaman uygulanan tedavilerin hastanelere maliyetinin bu rakamın çok üzerinde olduğunu ifade ediyorlar. Düşünün, kişinin kendi uzvu geri kazandırılıyor, ömür boyu bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanma ve bunun yan etkileri söz konusu değil, doku reddi olasılığı yok, ancak devlet burada kaynakları kısıyor, hastaneleri ve hekimleri zora sokuyor, diğer taraftan başka insandan yapılan nakillerde 250.000 TL ödeyebiliyor! Tamam ödensin de, son derece hayati öneme sahip diğer işlerde neden kaynaklar bu kadar kısılıyor? Neden aynı devlet sağlık hizmeti alırken her aşamada yurttaştan sürekli artan biçimde para topluyor?

Belli ki paralar “milli maç” niteliğindeki işlemlerde rahatlıkla harcanabiliyor. Dedim ya, bu sağlık anlayışını tüm yurttaşlar olarak sorgulamalı ve kararımızı vermeliyiz. Kabul edecek miyiz?

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Arşivler